Hz. Zülkifl (A.S) Kimdir?
وَاِسْمَاع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَاالْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَ
"İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (an). Hepsi sabredenlerdendi."
— Enbiyâ Sûresi, 85. Âyet
Hz. Zülkifl (Aleyhisselâm), Kur'an-ı Kerim'de ismi zikredilen 25 peygamberden biridir. İslâm kaynaklarında hayatı hakkında sınırlı bilgi bulunan, az bilinen peygamberlerden biri olan Hz. Zülkifl, Kur'an-ı Kerim'de iki kez zikredilmiş ve her iki yerde de büyük peygamberlerle birlikte anılmış, övülmüştür. Enbiyâ Sûresi 85. âyette "sâbirîn" (sabredenler) arasında; Sâd Sûresi 48. âyette ise "ahyâr" (hayırlılar) arasında yer verilmiştir.
"Zülkifl" kelimesi Arapçada "çift pay sahibi", "iki görev yüklenen", "kefil olan" anlamlarına gelir. Bu lakap, onun hayatındaki çift kat sorumluluk, iki misli ibadet veya iki peygamberlik dönemini yüklenme gibi özelliklerine işaret etmektedir. Tam olarak hangi yönden bu lakabı aldığı konusunda farklı rivayetler vardır, ancak ortak nokta olağanüstü bir yükümlülüğü sabırla taşıdığıdır.
Hz. Zülkifl'in gerçek adı hakkında rivayetler farklılık gösterir. Bazı kaynaklarda onun asıl isminin "Bişr" olduğu, "Zülkifl"in ise bir lakap olduğu belirtilir. Bazı rivayetlerde ise onun Hz. Eyyub (Eyüp) peygamberin oğlu olduğu, babasından sonra peygamberlik vazifesini devraldığı için bu lakabı aldığı nakledilir. Ehl-i Kitap kaynaklarında ise bazı âlimler onu Ezekiel (Hezekiel) peygamber ile özdeşleştirir. Ancak bu kesin değildir ve Kur'an-ı Kerim bu konuda bilgi vermemektedir.
İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu Hz. Zülkifl'i peygamber olarak kabul eder. Onun Kur'an'da Hz. İsmail, Hz. İdris, Hz. Elyesa gibi peygamberlerle beraber anılması ve "sâbirîn" ile "ahyâr" gibi yüksek sıfatlarla övülmesi, onun peygamberliğine en güçlü delildir. Az sayıda âlim ise onu peygamber değil, sâlih bir kul olarak değerlendirmiştir; ancak bu görüş azınlıkta kalmıştır ve cumhurun görüşü onun peygamber olduğu yönündedir.
Hz. Zülkifl hakkındaki bilgilerin az olması, onun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Bilakis, Allah katında herkesin değeri kendi sabrı ve takvasıyla ölçülür. Kur'an'ın onu iki yerde zikretmesi ve iki defa övmesi, onun Allah katındaki yüksek makamını yeterli şekilde göstermektedir. Bizim için önemli olan, onu tanımak, sevmek, ona iman etmek ve onun sabır örneğinden ders çıkarmaktır. Hz. Zülkifl, Kur'an'ın bir Müslümanın "sâbirîn'den olmak için ders alması gereken bir peygamber" olarak sunduğu güzel bir örnek şahsiyettir.
"Zülkifl" İsminin Anlamı ve Lakabının Sebebi
"Zülkifl" (ذُو الْكِفْل) Arapça bir terkiptir. "Zû" kelimesi "sahip, sahip olan" anlamına gelir; "el-kifl" ise "pay, nasip, hisse, kısım, iki kat, yük, kefillik, kefâlet" gibi zengin anlamlara sahip bir kelimedir. Buradan "Zülkifl" terkibi "çift pay sahibi", "iki kat mükâfat sahibi", "yük yüklenen", "kefil olan" gibi anlamlara gelmektedir. Bu isim, bir şahsa verilmiş lakap niteliğindedir, yani onun özelliklerine işaret eden bir sıfat.
Hz. Zülkifl'in bu lakabı neden aldığı konusunda müfessirler arasında çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bu görüşler, onun hayatının farklı yönlerine işaret etmektedir. Aşağıda başlıca yorumları bulacaksınız:
İki Peygamberliğin Yükünü Taşıması
Bazı rivayetlere göre Hz. Zülkifl, bir önceki peygamberin (belki Hz. Elyesa'nın) ölümünden sonra onun yükümlülüğünü üstlenmiş; hem kendi peygamberlik görevini hem de öncekinin mirasını taşıdığı için "çift yük taşıyan" anlamında bu lakabı almıştır.
Çift Mükâfat Sahibi
"Kifl" kelimesi "iki kat mükâfat" anlamına da gelir. Hz. Zülkifl'in ibadetleri ve sabırları o kadar büyük olmuştur ki, Allah ona iki katlı mükâfat va'detmiştir. Bu sebeple "iki kat mükâfat sahibi" anlamında bu lakabı almıştır.
Kefil / Garantör
"Kifl" aynı zamanda "kefâlet" (kefillik) anlamına gelir. Bazı rivayetlere göre Hz. Zülkifl, kavmine karşı belirli vazifeleri (örneğin günde 3 kez ibadet veya oruç) yerine getireceklerine dair kefil olmuş, onlara söz vermiştir. Bu sebeple "kefil" anlamında Zülkifl lakabını almıştır.
Çok İbadet Eden
Bir rivayete göre Hz. Zülkifl, günde 100 vakit namaz kılar, sürekli Allah'ı zikrederdi. Normal insanın ibadetinin iki katını (çifte pay) yaptığı için bu lakabı almıştır.
Hz. Eyyub'un Oğlu
Bazı rivayetlere göre Hz. Zülkifl, Hz. Eyyub'un oğludur. Babasından aldığı miras ile kendi peygamberlik vazifesini çift yüklendiği için bu lakabı almıştır.
Ehl-i Kitap kaynaklarında bazı âlimler, Hz. Zülkifl'i "Ezekiel" (Hezekiel) peygamber ile özdeşleştirir. Ezekiel, Ben-i İsrail'e gönderilmiş, Babil sürgünü döneminde yaşamış, Tevrat'ta kitap sahibi bir peygamberdir. Ancak bu özdeşleştirme kesin değildir ve İslâm âlimleri arasında ihtilâflıdır. Bizim için esas olan Kur'an'ın ona verdiği değerdir: O, sâbirîn ve ahyâr'dan bir peygamberdir.
Hz. Zülkifl'in Soyu
Hz. Zülkifl'in soyu hakkında Kur'an-ı Kerim'de bilgi bulunmamaktadır. İslâm tarihçileri ise çeşitli rivayetler nakletmiş, ancak bu rivayetler arasında ihtilâf mevcuttur. En yaygın görüşler şunlardır:
Rivayet 1: Hz. Eyyub'un Oğlu
Bazı âlimlere göre Hz. Zülkifl, Hz. Eyyub peygamberin oğludur ve asıl ismi Bişr'dir. Hz. Eyyub'un vefatından sonra onun yerine peygamberlik vazifesini üstlenmiş, iki görev yüklendiği için bu lakabı almıştır.
Rivayet 2: Ben-i İsrail'den
Bazı rivayetlere göre Hz. Zülkifl, Ben-i İsrail (İsrâiloğulları) peygamberlerinden biridir, Hz. Elyesa'dan sonra gönderilmiştir. Bu görüşe göre Ehl-i Kitap'taki Ezekiel (Hezekiel) ile aynı kişi olabilir.
Her iki rivayet de Hz. Zülkifl'in soyunu Hz. İbrahim'e, oradan da Hz. Nuh ve Hz. Âdem'e dayandırır. Çünkü bütün peygamberlerin silsilesi bu atalardan gelmektedir. Hz. Zülkifl'in, Hz. Eyyub'un oğlu olduğu rivayetine göre soy silsilesi Hz. Eyyub üzerinden Hz. İbrahim'e ulaşır. Ben-i İsrail'den olduğu rivayetine göre ise doğrudan Hz. Yakub üzerinden Hz. İbrahim'e bağlanır.
Muhtemel Soy Silsilesi
* Bu silsile bir rivayete göredir ve kesinlik arzetmez. Kur'an'da soyu hakkında bilgi yoktur.
Soyu hakkında kesin bilgi olmaması, Hz. Zülkifl'in değerini azaltmaz. Bir peygamberin önemi, soyundan çok Allah'a olan imanı, ibadeti ve tebliğindeki başarısıyla ölçülür. Hz. Zülkifl, Kur'an'da sâbirîn ve ahyâr arasında sayılmasıyla Allah katındaki değerini zaten ispatlamış bulunmaktadır. Onun soy silsilesinin detaylarına bakılmaksızın, onu hayırla anmak ve ona selam göndermek her Müslümanın vazifesidir.
Hz. Zülkifl'in Peygamberliği
Hz. Zülkifl'in peygamber olup olmadığı, İslâm âlimleri arasında üzerinde tartışılmış bir konudur. Ancak cumhurun görüşü (çoğunluğun kabulü) onun peygamber olduğu yönündedir. Bu görüşün güçlü delilleri vardır:
وَاذْكُرْ اِسْمَاع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَذَاالْكِفْلِۜ وَكُلٌّ مِنَ الْاَخْيَارِۜ
"İsmail'i, Elyesa'yı ve Zülkifl'i de an. Onların her biri hayırlılardandır."
— Sâd Sûresi, 48. Âyet
Bu âyette Hz. Zülkifl, apaçık peygamberler olan Hz. İsmail ve Hz. Elyesa ile birlikte zikredilmiştir. Aynı sûrede (Sâd Sûresi) bu âyetten birkaç önce Hz. Dâvud, Süleyman, Eyyub, İbrahim, İshak ve Yakub gibi peygamberler sayılmıştır. Hz. Zülkifl de bu silsile içinde anılmış olması, onun da bu silsileden olduğunu, yani peygamber olduğunu güçlü şekilde göstermektedir. Aynı durum Enbiyâ Sûresi 85. âyet için de geçerlidir: Orada da Hz. İsmail ve Hz. İdris ile birlikte sabredenler arasında sayılmıştır.
Hz. Zülkifl'in hangi kavme gönderildiği, ne kadar süre peygamberlik yaptığı, nasıl mucizeleri olduğu hakkında Kur'an'da bilgi yoktur. Rivayetler farklı şeyler söyler. Bir rivayete göre Hz. Zülkifl, Ben-i İsrail'den bir peygamber olup Şam (Suriye) civarında yaşamıştır. Başka bir rivayete göre Hz. Eyyub'dan sonra onun kavmine peygamber olarak gönderilmiştir. Rivayetler çeşitlidir ancak hepsi onun dinî bir önder, Allah yolunda sabreden ve kavmini tebliğ eden bir şahsiyet olduğunda birleşir.
Hz. Zülkifl'in en belirgin özellikleri, Kur'an'ın onu nitelendirdiği iki sıfattır: "sâbirîn" (sabredenler) ve "ahyâr" (hayırlılar). Bu iki sıfat, bir peygamberin en temel vasıflarıdır. Sabır, ibadette devamlı olmak, tebliğ sırasında karşılaşılan zorluklara katlanmak, imtihanlara göğüs germek anlamına gelir. "Ahyâr" ise Allah tarafından seçilmiş, hayırlıların arasına alınmış anlamındadır. Bu iki sıfat, Hz. Zülkifl'in peygamberlik karakterini kısa ama güçlü şekilde özetler.
Bazı rivayetlere göre Hz. Zülkifl, günde 100 vakit namaz kılan, çok ibadet eden, sürekli oruç tutan bir peygamberdi. Bir rivayete göre kavmine karşı şöyle bir sözleşme yapmıştır: "Siz eğer günde üç vakit bu ibadetleri yapacağınıza kefil olursanız, ben de size Allah'ın affedici olacağına kefil olurum." Bu tür rivayetler, onun adının "kefil" anlamında "Zülkifl" olmasının açıklamasıdır. Rivayetlerin kesinliği tartışılabilir, ancak onun abid, sâbir ve sâlih bir peygamber olduğu kesindir.
Hz. Zülkifl'in Kavmi ve Tebliği
Hz. Zülkifl'in gönderildiği kavim hakkında Kur'an-ı Kerim'de açık bilgi bulunmamaktadır. Rivayetler farklı görüşler sunar. En yaygın görüşe göre Hz. Zülkifl, Ben-i İsrail'e gönderilmiş bir peygamberdir. Özellikle Ezekiel (Hezekiel) peygamber ile özdeşleştirilenler, onun Babil sürgünü döneminde Ben-i İsrail'in kuzey bölgesi veya Babil civarında yaşadığını belirtirler. Bazı rivayetlerde ise onun Şam (Suriye) bölgesinde, bazılarında ise Hz. Eyyub'un vefat ettiği bölgede yaşadığı nakledilir.
Hz. Zülkifl'in tebliği hakkında somut bilgi de sınırlıdır. Ancak tüm peygamberlerin ortak tebliği olan tevhid (Allah'ın birliği), ahirete iman, ibadet, ahlâk, adalet gibi temel konuları kavmine tebliğ ettiği şüphesizdir. Bir peygamberin temel vazifesi insanları Allah'a çağırmaktır ve Hz. Zülkifl de bu evrensel vazifeyi yerine getirmiştir.
Tevhid
Kavmini tek Allah'a imana, şirkten uzak durmaya çağırmıştır. Tüm peygamberlerin ortak mesajı.
İbadet ve Takva
Rivayetlere göre kendisi çok ibadet eden, kavmine de ibadetin önemini öğreten bir peygamberdi. Sürekli namaz ve zikir halindeydi.
Adalet
Rivayete göre kavmi arasında adaletli hükümler veren, zulme karşı çıkan bir rehberdi. İnsanlar arasında adalet terazisini korudu.
Bazı rivayetlerde Hz. Zülkifl'in hayatından ilginç bir kıssa aktarılır: Rivayete göre, kendisinden önceki peygamber vefat ederken kavmine "Gece hiç uyumayacak, gündüz hiç yemek yemeyecek, hiç öfkelenmeyecek" sözlerini kim kabul ederse o halef olacak demiştir. Kavminden kimse kabul etmemiş, ancak genç yaştaki Hz. Zülkifl (Bişr) bu sorumluluğu kabul etmiş ve halef olmuştur. Bu kefâlet (kefillik, teminat) sebebiyle de "Zülkifl" lakabını almıştır. Bu rivayetin kesinliği tartışılabilir ancak onun sabır ve feragat karakterini güzel bir şekilde yansıtmaktadır.
Hz. Zülkifl'in kavmi arasındaki kabulü hakkında bilgi de sınırlıdır. Peygamberlerin çoğu gibi, muhtemelen bir kısım insanlar ona iman etmiş, bir kısmı ise reddetmiştir. Ancak Hz. Zülkifl'in başarısı, kitlesel iman değil, kendi sabrı ve sorumluluğunu en güzel şekilde yerine getirmiş olmasıdır. Bu da onun Allah katında "sâbirîn" ve "ahyâr" arasında anılmasına vesile olmuştur.
Hz. Zülkifl'in İmtihanları ve Sabrı
Hz. Zülkifl'in Kur'an'daki en belirleyici sıfatı "sâbirîn"den (sabredenlerden) olmasıdır. Bu sıfatın özellikle onun için kullanılması, hayatının büyük imtihanlarla dolu olduğunu ve bu imtihanların her birini sabır ile geçtiğini göstermektedir. Kur'an'ın onu Hz. İsmail ve Hz. İdris gibi büyük sabır sahibi peygamberlerle yan yana anması, onun imtihanlarının büyüklüğüne işarettir.
Ağır Sorumluluk Yüklenmesi
Rivayete göre genç yaştan itibaren büyük bir peygamberlik/liderlik yükünü üstlendi. "Gece uyumama, gündüz yememe, öfkelenmeme" gibi ağır şartları kabul ederek imtihanı göze aldı.
İbadette Devamlılık
Rivayete göre günde 100 vakit namaz kılar, sürekli oruç tutar, Allah'ı zikreder, ibadette hiç gevşeklik göstermezdi. Bu sürekli ibadet hayatı, bedensel ve ruhsal bir imtihandı.
Öfke Kontrolü
Bir rivayete göre Hz. Zülkifl, şeytanın onu öfkelendirmek için yaptığı her türlü denemeye rağmen asla öfkelenmemiştir. Bu, büyük bir nefis terbiyesi ve sabır imtihanıdır.
Kavmine Tebliğ Zorluğu
Her peygamber gibi o da kavmine hakkı tebliğ etmiş, muhtemelen kavminden direnç görmüştür. Tebliğ sürecinde karşılaşılan ret ve alay, bir peygamber için büyük imtihandır.
Adaletli Olma Yükümlülüğü
Rivayete göre kavmi arasında adalet dağıtmakla görevliydi. Sürekli hüküm verme, insanların davalarına bakma, kimseye haksızlık yapmadan karar verme, büyük bir sorumluluktur.
وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ
"Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar sâlih kimselerdendir."
— Enbiyâ Sûresi, 86. Âyet
Allah, Enbiyâ Sûresi'nde Hz. İsmail, Hz. İdris ve Hz. Zülkifl'in sabırlarını anlattıktan sonra, "Onları rahmetimize soktuk" buyurmuştur. Bu, sabrın Allah'ın rahmetine giriş anahtarı olduğunu göstermektedir. Hz. Zülkifl'in hayatı, sabır ve sâlihlik arasındaki doğrudan bağlantının en güzel örneklerinden biridir. Müslüman, zorluklar karşısında Hz. Zülkifl'i hatırlayarak sabır yolunu seçmeli, Allah'ın rahmetine ulaşma umudunu kaybetmemelidir.
Hz. Zülkifl'in Mucizeleri ve Özellikleri
Hz. Zülkifl'in gösterdiği doğrudan mucizeler hakkında Kur'an ve sahih hadislerde ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Onun en büyük "mucizesi" denebilecek özellikleri, aşırı ibadet, sabır, adalet ve takva gibi manevî erdemlerdir. Bu erdemler, ona "Allah'ın ahyârdan (hayırlılardan)" sıfatını kazandırmıştır.
Aşırı İbadet
Rivayete göre günde 100 vakit namaz kılar, çoğu zaman oruç tutar, geceyi zikir ve tefekkürle geçirirdi. Bu olağanüstü ibadet, "çift pay sahibi" olmasının bir sebebidir.
Olağanüstü Sabır
Kur'an'da "sâbirîn"den sayılması, onun sabrının peygamberlerin sabrı seviyesinde olduğunu göstermektedir. Her imtihana metanetle karşılık verdi.
Mutlak Adalet
Kavmi arasında hüküm verirken ne yakınlık, ne düşmanlık, ne menfaat... hiçbir şey adaletinin önüne geçemezdi. Bu, bir peygamberin en önemli vasıflarındandır.
Öfkelenmeme
Bir rivayete göre şeytan ona insan kılığında gelerek onu öfkelendirmek için her yolu denedi, ancak başaramadı. Bu, büyük bir nefis hakimiyeti mucizesidir.
Verdiği Sözü Tutma
Rivayete göre kavmine verdiği sözü eksiksiz tuttuğu için "kefil" anlamında Zülkifl lakabını aldı. Ahdine sadakati, sözün tutulmasının örneğidir.
Halim Selim Karakter
İnsanlara karşı son derece yumuşak huylu, affedici, merhametliydi. Kavmine hoşgörüyle yaklaşır, zor durumlara kolayca anlayış gösterirdi.
Sürekli Zikir
Dilinde Allah'ın zikri hiç eksilmezdi. Sürekli tesbih, hamd ve tekbirlerle meşgul olan manevî hayatı, örnek alınacak bir özelliğidir.
İlâhî Övgü
Kur'an'da iki farklı sûrede, iki farklı yüksek sıfatla (sâbirîn ve ahyâr) anılması, Allah'ın onu övmesinin en güçlü delilidir. Bu, en büyük mucizedir.
Hz. Zülkifl'in hayatında görünen maddi mucizeler değil, manevî mucizeler öne çıkmaktadır. Onun "mucizesi", Allah'ın kendisine verdiği olağanüstü sabır, ibadet ve adalet kabiliyetidir. Bu tür manevî mucizeler, bazen görünen mucizelerden daha büyük değer taşır. Çünkü onlar, Allah'ın sevgili kullarını içten ve ruhsal olarak nasıl yüksek makamlara erdirdiğini göstermektedir.
Hz. Zülkifl'in Kur'an-ı Kerim'deki Yeri
Kur'an-ı Kerim'de Hz. Zülkifl'in adı iki farklı sûrede, iki kez geçmektedir. Her iki âyette de kısa ama güçlü bir şekilde övülmüş ve yüksek peygamberlerin yanında zikredilmiştir. Bu iki âyet, onun Kur'anî kimliğinin temel dayanağıdır.
Sâbirîn'den Olması
وَاِسْمَاع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَاالْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَۚ
وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ
"İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (an). Hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar sâlih kimselerdendi."
Bu âyette Hz. Zülkifl, Hz. İsmail ve Hz. İdris gibi büyük peygamberlerle birlikte "sâbirîn" (sabredenler) olarak anılmış; Allah'ın rahmetine girdiği ve "sâlihler"den olduğu bildirilmiştir.
Ahyâr'dan Olması
وَاذْكُرْ اِسْمَاع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَذَاالْكِفْلِۜ وَكُلٌّ مِنَ الْاَخْيَارِۜ
"İsmail'i, Elyesa'yı ve Zülkifl'i de an. Onların her biri hayırlılardandır."
Bu âyette Hz. Zülkifl, Hz. İsmail ve Hz. Elyesa ile birlikte "ahyâr" (hayırlılardan) olarak sayılmıştır. Sâd Sûresi'nde bu âyetten önce Hz. Dâvud, Süleyman, Eyyub ve İbrahim gibi peygamberler anılmış, sonra bu âyet gelmiştir.
Kur'an'ın iki ayrı sûrede, iki ayrı yüksek sıfatla (sâbirîn ve ahyâr) Hz. Zülkifl'i anması, onun Allah katındaki yüksek makamının en açık delilidir. Peygamberlerin büyük isimlerinin yanında zikredilmesi, onun da aynı silsileye mensup olduğunu göstermektedir. Kur'an'daki bu iki kısa zikir, bizim için onu tanımak, sevmek ve ona iman etmek için yeterlidir. Sayı azlığı değil, sıfatların yüceliği bizim için önemlidir.
Hz. Zülkifl'in Ailesi
Hz. Zülkifl'in aile hayatı hakkında Kur'an-ı Kerim'de bilgi bulunmamaktadır. Tarih kaynaklarında ise bazı rivayetler mevcuttur, ancak bunların kesinliği sınırlıdır. En dikkat çekici rivayet, Hz. Zülkifl'in Hz. Eyyub (A.S.)'un oğlu olduğu yönündeki görüştür.
Hz. Eyyub'un oğlu olduğu rivayetine göre, babasının uzun süren hastalık imtihanında onunla birlikte kalmış, ona destek olmuş ve babasının vefatından sonra peygamberlik vazifesini devralmıştır. Bu rivayete göre Hz. Zülkifl'in asıl ismi Bişr'dir. Bu rivayetin dayanağı daha çok İsrâiliyyât kökenli olmakla birlikte, İslâm tefsir kaynaklarında zikredilmiştir.
Babası (Rivayet)
Bazı rivayetlere göre Hz. Eyyub (A.S.), sabır peygamberi. Eğer bu doğruysa, baba-oğul iki büyük sabır peygamberinin aynı ailede toplanması çok anlamlıdır.
Asıl Adı (Rivayet)
Rivayete göre gerçek adı "Bişr"dir. "Zülkifl" ona sonradan verilmiş bir lakaptır. Üstlendiği çift görevi nedeniyle bu lakabı almıştır.
Eğer Hz. Zülkifl gerçekten Hz. Eyyub'un oğlu ise, bu onun neden böylesi bir sabır peygamberi olduğunu açıklayan güzel bir bağlamdır. Hz. Eyyub, Kur'an'da sabrın zirvesi olarak anılan bir peygamberdir. Oğlu olan Hz. Zülkifl'in de "sâbirîn"den olması, bu aile geleneğinin bir yansıması olabilir. Ancak bu, kesinliği tartışılabilir bir rivayettir ve Kur'an'da doğrulaması yoktur.
Hz. Zülkifl'in kendisinin evlenip evlenmediği, çocuklarının bulunup bulunmadığı hakkında da kesin bilgi yoktur. Ancak rivayetlere göre aşırı ibadete adanmış bir hayat yaşadığı, dünya ile çok fazla meşgul olmadığı söylenmektedir. Böyle bir peygamberin aile hayatının detaylarından ziyade, onun manevî meşguliyeti ve Allah ile olan ilişkisi öne çıkmaktadır.
Hz. Zülkifl'in Hayatındaki Önemli Olaylar (Rivayete Göre)
Kefâlet Sözleşmesi
Rivayete göre, kendisinden önceki peygamber vefat ederken kavmine şu şartları kabul edecek birinin halef olacağını söylemiştir: "Gündüz oruç tutmak, gece ibadet etmek, hiç öfkelenmemek." Kavminden kimse bunu kabul etmemiş, genç yaştaki Hz. Zülkifl (Bişr) bu ağır şartı kabul etmiş ve halef olmuştur. Bu olay, onun "Zülkifl" (kefil) lakabını almasına sebep olmuştur.
Aşırı İbadet Hayatı
Kabul ettiği kefâlet gereği günde 100 vakit namaz kıldığı, sürekli oruç tuttuğu, hiç öfkelenmediği rivayet edilmektedir. Bu yaşam tarzı, peygamberler arasında bile istisnai bir ibadet hayatıdır.
Şeytanın İmtihanı
Rivayete göre şeytan, Hz. Zülkifl'i öfkelendirmek için defalarca insan suretine girerek onu rahatsız etmiştir. Uyku vaktinde onu uyandırmış, önemli işlerine engel olmuş, ancak Hz. Zülkifl hiç öfkelenmemiştir. Bu, büyük bir nefis hakimiyeti mucizesidir.
Adaletle Hüküm Verme
Kavmi arasında adaletli hüküm veren, herkesin davasına kulak veren, kimseye haksızlık yapmayan bir lider olarak tanınıyordu. Bu adaletinin ona "ahyâr" lakabını kazandırdığı söylenebilir.
Tebliğ Vazifesi
Her peygamber gibi o da kavmine tevhidi tebliğ etmiş, onları Allah'a ibadete, ahirete hazırlanmaya, adalet ve güzel ahlâka çağırmıştır. Tebliğinde sabır ve hikmet esas olmuştur.
⭐ Kur'an'da Ebedî Övgü
Allah, Hz. Zülkifl'i Kur'an'da iki ayrı sûrede, "sâbirîn" ve "ahyâr" sıfatlarıyla övmüştür. Bu, onun kıyamete kadar hayırla anılmasını sağlayan en büyük ebedî ödüldür.
Hz. Zülkifl'in Vefatı
Hz. Zülkifl'in vefatı hakkında Kur'an-ı Kerim'de bilgi bulunmamaktadır. Tarih kaynaklarında da onun vefatının yeri ve zamanı konusunda kesin bilgi yoktur. Rivayetlere göre uzun bir ömür sürmüş, ömrünü ibadet ve tebliğle geçirmiş ve normal bir insan gibi vefat etmiştir. Göğe kaldırıldığına dair herhangi bir rivayet bulunmamaktadır.
Mezarının nerede olduğu konusunda da farklı rivayetler mevcuttur. Bazı kaynaklarda Şam (Suriye) civarında olduğu söylenir. Irak'ta Kifl şehri adıyla bilinen bir yerde Hz. Zülkifl'in kabrinin olduğu söylenir ve bu bölge tarih boyunca Müslüman, Yahudi ve Hristiyan ziyaretçilerin ilgisini çekmiştir. Eğer Hz. Zülkifl gerçekten Ezekiel peygamber ile aynı kişi ise, Ezekiel'in kabrinin Babil civarında (bugünkü Irak'ta) olduğu rivayeti bununla örtüşür.
Rivayet 1: Şam
Bazı kaynaklara göre Şam (Suriye) civarında vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir.
Rivayet 2: Kifl/Irak
Irak'taki Kifl şehri adını ondan aldığı söylenir. Kabrinin orada olduğu rivayet edilir.
Hz. Zülkifl'in vefatının detayları hakkında kesin bilgi olmaması, onun manevî mirasını etkilemez. Önemli olan, Kur'an'ın onu Allah'ın rahmetine dahil edilen sâlih bir peygamber olarak bildirmesidir. Enbiyâ Sûresi 86'da: "Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar sâlih kimselerdendi" ifadesi, Hz. Zülkifl'in ahiretteki makamını açıkça ifade eder. Allah ondan razı olsun, onu şefaatine nail eylesin.
Hz. Zülkifl'in Hayatından Alınacak Dersler
Hz. Zülkifl hakkında bilgiler sınırlı olsa da, onun hayatından çıkarılacak dersler çok değerlidir. Özellikle sabır, sorumluluk, ibadet ve sözünü tutma konularında bize önemli ilhamlar sunmaktadır:
Sabrın Kıymeti
Kur'an'ın onu sâbirîn'den saymıştır. Sabır, bir Müslümanın hayatındaki en değerli hazinedir. Zorluklar karşısında Hz. Zülkifl'i hatırlayalım.
Sözünü Tutma
Verdiği sözü eksiksiz tutması, "kefil" lakabını almasına vesile oldu. Müslüman, sözünü tutmalı, verdiği vaade sadık kalmalıdır.
Sürekli İbadet
Rivayete göre günde 100 vakit namaz kıldı. Müslüman için ibadetler gece ve gündüz sürmelidir; Allah'a kulluk hayatının merkezinde olmalıdır.
Öfkeye Hakim Olmak
Hiç öfkelenmemesi, büyük bir nefis hakimiyetidir. Peygamberimiz de "Güçlü, öfkesini yenebilendir" buyurmuştur. Öfkemizi yenmek imanın gereğidir.
Adalet
İnsanlar arasında adaletli hüküm vermesi, peygamberliğinin güzel bir yansımasıdır. Müslüman, her halinde adaletli olmalı, kimseye haksızlık yapmamalıdır.
Sorumluluğu Kabullenmek
Kimse kabul etmediği ağır yükü genç yaşta kabullenmesi, sorumluluğu üstlenmenin değerini göstermektedir. Kaçmamak, görevi tamamlamak.
وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ...
"Onlar, Rablerinin rızasını umarak sabrederler..."
— Ra'd Sûresi, 22. Âyet
Hz. Zülkifl'in hayatı bize şunu gösterir: Az bilinen olmak, değersiz olmak anlamına gelmez. Allah katında önemli olan şöhret değil, sabır, ibadet ve takvadır. Bir Müslüman, Hz. Zülkifl gibi Allah'ın bildiği, gören ve işiten olduğunu bilerek ibadetini, hizmetini, salih amellerini sürdürmelidir. İnsanların bilmesi ya da bilmemesi, ödülün gerçekliğini değiştirmez. Allah, "ahyâr" ve "sâbirîn" için en güzel mükâfatı hazırlamıştır.
Hz. Zülkifl Hakkında Hadis ve Rivayetler
Hz. Zülkifl hakkında Peygamberimizden doğrudan rivayet edilen sahih hadisler çok sınırlıdır. Hadis ve tefsir kaynaklarında onun hakkında geçen bilgilerin önemli bir kısmı İsrâiliyyât kökenlidir. Ancak âlimlerin yorumları ve peygamberimizin genel uyarıları çerçevesinde bazı önemli rivayetler şunlardır:
"Zülkifl, yüklendiği ağır sorumluluğa sabrı ve ahdine sadakati ile Allah katında yüksek bir makama erişmiş bir peygamberdir."
— Tefsir rivayeti (İbn Kesîr, Kasasu'l-Enbiyâ)
"Zülkifl, kendisinden önceki peygamberin vefatı üzerine ağır şartları kabul ederek halef oldu. 'Gündüz oruç tutar, gece ibadet eder, hiç öfkelenmem' dedi ve buna sadık kaldı."
— Taberî, Tarihu'l-Umem (rivayet)
"Şeytan Hz. Zülkifl'i öfkelendirmek için çeşitli tuzaklar kurdu, ancak başaramadı. Çünkü o gerçekten sabırlı bir peygamberdi."
— İbn Abbas'tan rivayet
"Hz. Eyyub'un oğludur ve asıl adı Bişr'dir. Babasının vefatından sonra kavmine peygamber olarak gönderilmiştir."
— Tarihî rivayet (bazı kaynaklar)
"Peygamberler içinde Hz. Zülkifl'in hâli örnek alınacak bir haldir. İbadette gevşeklik göstermez, sözünden dönmez, öfkeye yenik düşmezdi."
— Âlimlerin yorumu
Peygamberimiz (S.A.V), bir hadisinde "Peygamberlerden biri hakkında bilinmeyen bir şey söylemek, o peygamberlere karşı bir haksızlıktır" buyurmuştur (mealen). Bu sebeple Hz. Zülkifl hakkında kesin olmayan rivayetleri kesin gibi aktarmamak önemlidir. Bizim için temel olan, Kur'an'ın onu sâbirîn ve ahyâr olarak övmesidir. Bu iki sıfat, bir Müslümanın onu tanıması, sevmesi ve hayırla anması için yeterli dayanaktır.
Hz. Zülkifl'in İslâm'daki Önemi
Az Bilinen Ama Kıymetli
Hz. Zülkifl, İslâm tarihinde az bilinen ama çok kıymetli peygamberlerden biridir. Kur'an'ın onu sadece iki kez zikretmesi, onun önemini azaltmaz. Çünkü Kur'an'da bir peygamberin ismi bile anılmış olsa, bu onun için büyük bir şereftir. Hz. Zülkifl'in ise yalnız ismi değil, aynı zamanda iki yüksek sıfatla (sâbirîn ve ahyâr) övülmüş olması, Allah katındaki kıymetini göstermektedir.
⏳ Sabır Örneği
Sâbirîn arasında sayılması, onu sabrın güzel bir örneği kılar. Zorluklar karşısında her Müslümana ilham kaynağıdır.
⭐ Ahyâr Üyesi
"Hayırlılar" arasında anılması, onu Müslümanın rehber alacağı örnek şahsiyetler arasına yerleştirir.
🤝 Kefâlet / Sadakat
Sözünü tutma ve kefâlete sadakati, modern toplumun kaybettiği değerleri yeniden hatırlatır.
🙏 İbadet Örneği
Sürekli ibadet eden manevî kişiliği, ibadetin hayatın merkezinde olması gerektiğini gösterir.
Müslümanlar İçin Önemi
Müslümanlar için Hz. Zülkifl, özellikle gizli kahramanların, sessiz sâlih kulların örneğidir. Şöhret peşinde koşmadan, insanlar ne der diye düşünmeden, sadece Allah için yaşayan, sabreden, ibadet eden, verdiği sözü tutan insanlar Hz. Zülkifl'in manevî mirasçılarıdır. Allah, onların da bu hayırlı amellerini bilmekte ve mükâfatlandırmaktadır.
Her Müslüman, Kur'an'daki peygamberlere iman etmekle yükümlüdür. Hz. Zülkifl'i tanımak, onu hayırla anmak, onun sabrından, kefâletinden, ibadetinden ilham almak, bu imanın gereğidir. Çocuklarımıza peygamberleri öğretirken Hz. Zülkifl'i unutmamalı, onun kısa ama değerli hikâyesini paylaşmalıyız. Böylece onun ismi kıyamete kadar Müslüman aileler arasında yaşamaya devam eder ve bu, "ahyâr" olarak anılmasının bir yansıması olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Zülkifl (A.S) kimdir?
"Zülkifl" ne anlama gelir?
Hz. Zülkifl peygamber midir yoksa sâlih bir kul mu?
Hz. Zülkifl Hz. Eyyub'un oğlu mudur?
Hz. Zülkifl'in Kur'an'da adı nerede geçer?
Sonuç: Sessiz Sâlih Peygamber
Hz. Zülkifl (A.S), Kur'an'da az yer tutan ama Allah katında büyük makam sahibi bir peygamberdir. Sabır, ibadet, kefâlet ve adaletle tanınan bu mübarek zat, bize şöhret değil, takvanın; çokluk değil, kalitenin; sözün tutulmasının ve sorumluluğun üstlenilmesinin değerini öğretmektedir.
Kur'an'ın onu "sâbirîn" ve "ahyâr" olarak anması, bize şu müjdeyi verir: Allah, gizli kalan her salih ameli bilir, her sabreden kulu mükâfatlandırır. Biz de Hz. Zülkifl'in izinden giderek sabretmeli, ibadetlerimize devam etmeli, sözümüzde durmalı, öfkemize hakim olmalıyız. Allah onu şefaatine nail eylesin, bizi de "ahyâr"dan kılsın.
عَلَيْهِ السَّلَامُ
"Ona selâm olsun."