Hz. Yusuf (A.S) Kimdir?
نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَ
"Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle, kıssaların en güzelini anlatıyoruz."
— Yûsuf Sûresi, 3. Âyet
Hz. Yusuf (A.S), Hz. Yakub (İsrail)'un on iki oğlundan on birincisi, Hz. İshak'ın torunu, Hz. İbrahim'in büyük torunu ve peygamberdir. Peygamberimiz onun için: "Kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm Yusuf b. Yakub b. İshak b. İbrahim'dir" (Buhârî) buyurarak onun soy asaletini zikretmiştir. Hz. Yusuf, dört nesil boyunca peygamber olan bir ailenin oğludur ve bu özelliğiyle Kur'an'da örnek bir şahsiyet olarak anlatılır.
Hz. Yusuf'un hayatı, Kur'an-ı Kerim'de Yusuf Sûresi adıyla 111 âyetlik bir surede baştan sona, kronolojik bir bütünlük içinde anlatılmaktadır. Bu, Kur'an'da tek bir peygamberin hayatına ayrılmış en uzun ve en detaylı kıssadır. Allah-u Teâlâ bu kıssaya "Ahsenü'l-Kasas" yani "kıssaların en güzeli" demiştir. Sure, Peygamberimiz (S.A.V)'in Mekke'de müşriklerin baskısıyla bunaldığı, sevdiklerini kaybettiği "Hüzün Yılı"nın ardından inmiş ve onu teselli etmiştir.
Hz. Yusuf'un kıssası, bir imtihan sanat galerisi gibidir. Kardeş kıskançlığı, kuyuya atılma, kölelik, iftira, zindan, rüya yorumu, kıtlık, iktidar, af... İnsan hayatının hemen her evresi bu kıssada bir sahne bulur. Her sahnede Hz. Yusuf, Allah'a olan sadakatini, sabrını, bağışlayıcılığını ve hikmetini sergiler. Sonunda Allah onu, bir köle olarak geldiği Mısır'ın Azîzi (Maliye Bakanı / Veziri) yapmış; onu kuyuya atan kardeşleri karşısında bile "Bugün size kınama yok" (Yûsuf 92) diyebilecek yüce ahlakı ihsan etmiştir.
Hz. Yusuf'un bir diğer özelliği, onun "güzelliğin peygamberi" olarak anılmasıdır. Peygamberimiz Miraç gecesinde onu gördüğünde: "Yusuf'a güzelliğin yarısı verilmiştir" buyurmuştur (Müslim). Bu güzellik, hem bedenen hem de ahlaken onun ne denli müstesna bir peygamber olduğunun ifadesidir. Mısır'daki kadınlar, onu ilk gördüklerinde "Hâşâ! Bu bir beşer değil, bu ancak yüce bir melektir!" (Yûsuf 31) diyerek şaşkınlıklarını dile getirmişlerdir.
Onun hayatının en çarpıcı dersi, "Hayırlısıyla kaderine teslim olmak"tır. 12 yaşında kuyuya atıldı, 17 yaşında zindana girdi, belki de 30'unda vezir oldu. 40 yıla yakın babasından ve kardeşlerinden ayrı kaldı. Ama her seferinde "Allah'ın ilmi, sabrın ve tevekkülün" bir kuluydu. Kur'an: "Kim sabreder ve takvâ gösterirse, muhakkak Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez" (Yûsuf 90) ayetiyle onun hayat felsefesini özetler.
"Yusuf" İsminin Anlamı ve Lakapları
"Yusuf" (Arapça: يوسف, İbranice: יוסף / Yosef) ismi, İbranice kökenli olup "Allah eklesin, artırsın" anlamına gelmektedir. Hz. Rahil validemiz, uzun yıllar çocuğu olmadıktan sonra Hz. Yusuf'u dünyaya getirdiğinde "Allah bana bir oğul daha eklesin" diye dua ettiği için bu ismi koymuştur. Gerçekten de daha sonra Hz. Rahil'in bir oğlu daha olmuş — Bünyamin — ancak bu doğum sırasında Hz. Rahil vefat etmiştir.
Hz. Yusuf'un Lakapları
Sıddîk
"Çok doğru, özü sözü bir". Zindan arkadaşları onu bu vasıfla çağırmışlardır (Yûsuf 46).
Azîz-i Mısır
"Mısır'ın Azîzi". Mısır'a maliye bakanı (vezir) olarak atandığında aldığı unvan.
Kerîm ibnü'l-Kerîm
"Kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm" (Peygamberimiz).
Güzellik Sembolü
"Yusuf'a güzelliğin yarısı verildi" (Miraç hadisi).
Hz. Yusuf'un Şerefli Soy Ağacı
Hz. Yusuf, Peygamberimizin de vurguladığı gibi dört nesil boyunca peygamberlik devam ettiren bir ailenin oğludur. Babası Hz. Yakub (İsrail), dedesi Hz. İshak, büyük dedesi Hz. İbrahim Halilullah'tır. Hz. İbrahim'den Hz. Muhammed'e uzanan peygamber silsilesinin en parlak halkalarından biridir.
Hz. Yusuf'un annesi Hz. Rahil'dir. Hz. Yakub'un dört eşi vardı: Lîa, Rahil, Bilhâ ve Zilpâ. Hz. Rahil'den Yusuf ve Bünyamin dünyaya gelmiştir; dolayısıyla Yusuf'un yalnızca Bünyamin öz kardeştir. Diğer 10 kardeşi farklı annelerdendir ve onların Hz. Yusuf'u kıskanmalarında annelerinin farklı oluşu bir etken olarak ele alınır.
Hz. Yusuf'un 11 Kardeşi
Hz. Yusuf'un Rüyası: 11 Yıldız, Güneş ve Ay
Hz. Yusuf, henüz çocuk yaşta iken — 7-8 yaşlarında olduğu rivayet edilir — ilginç bir rüya görmüştür. Rüyasında 11 yıldız, güneş ve ay kendisine secde etmektedir. Heyecanla babası Hz. Yakub'a koşup rüyasını anlatmış, Hz. Yakub ise bir peygamber feraseti ile bu rüyanın ilerideki büyük bir istikbalin işareti olduğunu anlamış, ancak oğluna bu rüyayı kardeşlerine anlatmaması için sıkı sıkı tembihlemiştir.
اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ
"Hani Yusuf babasına şöyle demişti: 'Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızı, güneşi ve ayı gördüm. Onları bana secde ederken gördüm.'"
— Yûsuf Sûresi, 4. Âyet
Hz. Yakub'un bu rüyayı duyduğunda oğluna verdiği nasihat, Kur'an'da şöyle anlatılır:
قَالَ يَا بُنَيَّ لَا تَقْصُصْ رُءْيَاكَ عَلٰٓى اِخْوَتِكَ فَيَك۪يدُوا لَكَ كَيْدًاۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ
"(Yakub:) 'Yavrum, rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır.'"
— Yûsuf Sûresi, 5. Âyet
Kur'an'ın sonundaki sahne, bu rüyanın gerçekleştiği andır: Yıllar sonra Hz. Yakub ve Hz. Yusuf'un 11 kardeşi Mısır'a gelip ona secde ettiklerinde, Hz. Yusuf şöyle der: "Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur! Rabbim onu hakikat kıldı" (Yûsuf 100). 11 yıldız kardeşleridir, güneş babası Hz. Yakub, ay ise üvey annesidir (öz annesi o zamana kadar vefat etmiştir).
Kardeşler Tarafından Kuyuya Atılması
Hz. Yakub, küçük oğulları Yusuf ile Bünyamin'e diğerlerinden daha fazla şefkat gösteriyor, özellikle Yusuf'u yanından ayırmıyordu. Hz. Yakub'un bu sevgisi, büyük kardeşlerde kıskançlık ateşini alevlendirmiştir. "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden daha sevgili. Halbuki biz bir topluluğuz! Doğrusu babamız apaçık bir yanılgı içindedir!" (Yûsuf 8) diye birbirlerine söylenmeye başladılar.
Kardeşler bir araya gelip entrika kurmaya başladılar. Bazıları "Yusuf'u öldürelim" dediyse de, en büyük kardeş Rûben (rivayete göre Yahuda): "Yusuf'u öldürmeyin! Eğer mutlaka bir şey yapacaksanız, onu bir kuyunun dibine atın. Yolculardan biri onu alıp götürsün" (Yûsuf 10) dedi. Böylece kuyu fikri kabul edildi. Kardeşler babalarına yalvararak Yusuf'u kırlara götürmek için izin istediler: "Bize ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini isteyenleriz. Yarın onu bizimle beraber gönder; bol bol yesin, oynasın. Muhakkak ki biz onu koruruz." (Yûsuf 11-12)
Hz. Yakub çok endişeliydi, kalbinden gelen bir sezgi ile: "Onu götürmeniz beni gerçekten üzüyor, kurdun onu yemesinden korkuyorum..." (Yûsuf 13) dedi. Ama kardeşler ısrar edince nihayet izin verdi. Kırlara götürdüklerinde anlaştıkları gibi Yusuf'u bir kuyuya attılar. Sonra da iftiralarını sürdürerek Yusuf'un gömleğini bir kuzunun kanıyla boyadılar, babalarına: "Ey babamız! Biz yarışmak için gittik, Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Bir de baktık ki kurt onu yemiş!" diye yalan söylediler. (Yûsuf 17)
قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ
"(Yakub) dedi ki: 'Hayır! Nefisleriniz sizi bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı, yardımına sığınılacak olan ancak Allah'tır.'"
— Yûsuf Sûresi, 18. Âyet
Hz. Yakub, peygamber feraseti ile oğullarının yalan söylediğini anlamış, ancak elinden bir şey gelmediği için "sabr-ı cemîl" (güzel sabır) ile teslim olmuştur. Gözleri Yusuf'un firâkından ağlamaktan görmez olmuş, ancak umudunu hiç kaybetmemiştir.
Kuyudan Mısır'a: Köle Olarak Satılma
Küçük Yusuf, karanlık bir kuyuda günlerce yalnız kalmıştır. Bir süre sonra o bölgeden geçen bir kervan, su çıkarmak için kuyuya kovalarını sarkıtınca küçük bir çocuğun tutunduğunu görmüşlerdir: "Müjde! Aman Allah'ım, bu bir oğlan çocuğu!" (Yûsuf 19). Kervancılar onu bir mal zannederek saklamışlar ve onu Mısır'a götürüp birkaç dirheme satmışlardır.
وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍۚ وَكَانُوا ف۪يهِ مِنَ الزَّاهِد۪ينَ
"Onu (Mısırlı tacirler) değersiz bir pahaya, birkaç dirheme sattılar. Zaten onda gözleri yoktu (değer vermediler)."
— Yûsuf Sûresi, 20. Âyet
Onu satın alan kişi, Mısır'ın Azîzi (Maliye Bakanı veya Vezir) idi. İsmi tarih kaynaklarında Kıtfîr olarak geçer. Aziz, çocuğun zekası ve ışıklı yüzünü görünce etkilenmiş, hanımı Züleyha (Zeliha)'ya: "Ona iyi muamele et. Belki bize yarar sağlar veya onu evlat ediniriz" (Yûsuf 21) demiştir. Kıtfîr ve Züleyha'nın çocukları yoktu; Hz. Yusuf bu sayede bir köle olmaktan öte, adeta bir evlat gibi bu evde büyümüştür.
Allah-u Teâlâ bu olayı şöyle anlatır: "Böylece Yusuf'u orada (Mısır'da) yerleştirdik; kendisine (rüyaların) yorumunu öğretmek için. Allah, işinde galip gelendir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler" (Yûsuf 21). Yani başına gelen bu hadise aslında Allah'ın takdirinin bir parçasıydı; Yusuf'u Mısır'a vezir yapmak için planlanmış bir ilahi program.
Züleyha ve Mısırlı Kadınlar İmtihanı
Yıllar geçti ve Hz. Yusuf olgun bir delikanlı oldu. Kur'an onu "Güzel bir fiziki yapı ve mükemmel bir ahlak" sahibi olarak tavsif eder. Hz. Yusuf'un bu emsalsiz güzelliği, onu satın alan evdeki Azîz'in karısı Züleyha'yı etkilemiş ve ona bir aşk duymaya başlamıştır. Nihayet bir gün evin kapılarını kilitleyip: "Heyte lek!" (Haydi, gel bana!) diyerek onu günaha davet etmiştir.
قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّ۪ٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ
"Yusuf dedi ki: 'Allah'a sığınırım! Şüphesiz kocan benim efendimdir. Bana iyilikle baktı. Şüphesiz zalimler iflah olmaz!'"
— Yûsuf Sûresi, 23. Âyet
Hz. Yusuf hızla kapıya yönelmiş, kaçmaya çalışmıştır. Züleyha ise arkasından yakalamış, gömleğini yırtmıştır. Tam o sırada Azîz eve dönmüş ve ikisini karşı karşıya bulmuştur. Züleyha, suçu hemen Yusuf'a atmış: "Senin ailene kötülük yapmak isteyene zindandan veya can yakıcı bir azaptan başka ne ceza olabilir ki?" Ancak Allah, Hz. Yusuf'un masumiyetini küçük bir bebek lisanıyla ifşa etmiştir: "Onun gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor, Yusuf yalancılardandır. Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylüyor, Yusuf doğrulardandır" (Yûsuf 26-27). Gömleğin arkadan yırtıldığı görülmüş ve Yusuf'un masumiyeti anlaşılmıştır.
Mısırlı Kadınlar Sahnesi
Haber Mısır kadınları arasında yayılmış, Züleyha'yı ayıplamışlardır: "Azîz'in karısı, kölesine âşık olmuş!" Züleyha bunu duyunca onları evine davet etmiş, her birine bir bıçak ve bir meyve vermiş, sonra Hz. Yusuf'u yanlarına çıkarmıştır. Kadınlar onu görür görmez bıçakları kazara ellerine kesmişler, Hz. Yusuf'un güzelliğine hayran kalmışlar:
فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۖ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَرًاۜ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَر۪يمٌ
"Kadınlar Yusuf'u görünce, onu pek büyüttüler (hayran kaldılar) ve ellerini kestiler. 'Hâşâ! Allah için, bu bir beşer değildir. Bu ancak şerefli bir melektir!' dediler."
— Yûsuf Sûresi, 31. Âyet
Zindan Yılları ve Rüya Tabirleri
Hz. Yusuf, bu fitnelerden kurtulmak için Allah'a yalvararak "Rabbim! Zindan bana, bunların çağırdıklarından daha sevimlidir" (Yûsuf 33) demiştir. Züleyha ve onun tarafından kışkırtılan kadınlar ısrar edince Azîz, onu suçsuzluğuna rağmen bir süre zindana atmaya karar vermiştir. Burada Hz. Yusuf, muhtemelen 7-9 yıl kadar zindanda kalmıştır.
Zindanda Hz. Yusuf'la aynı hücreyi paylaşan iki arkadaşı vardı. Biri Firavun'un şarap sâkisi (içki dağıtıcısı), diğeri de sofrasının başındaki aşçı. İkisi de birer rüya gördüler ve rüyalarını Yusuf'a anlattılar:
- Sâki: "Rüyamda kendimi üzüm sıkarken gördüm." Yusuf: "Sen efendine yine şarap sunacaksın (zindandan çıkacaksın)."
- Aşçı: "Rüyamda başımın üstünde ekmek taşıyorum; kuşlar ondan yiyorlar." Yusuf: "Sen idam edileceksin; kuşlar başından yiyecek."
Tabirler aynen gerçekleşti. Zindandan çıkan sâkiye Yusuf: "Efendinin yanında beni an" (Yûsuf 42) dedi. Ancak şeytan ona unutturmuş ve Yusuf yıllarca daha zindanda kalmıştır. Kur'an: "Böylece o (sâki) onu unutunca Yusuf, yıllarca zindanda kaldı" (Yûsuf 42).
Firavun'un Rüyası ve Mısır'a Vezir Olmak
Yıllar sonra Mısır Firavunu çarpıcı bir rüya görmüştür: 7 semiz ineği 7 zayıf inek yemekte, 7 yeşil başak 7 kuru başak ile yer değiştirmektedir. Hiçbir rüya tabircisi bunu çözememiştir. Zindandan çıkan sâki o anda Hz. Yusuf'u hatırlamış, saraya koşup Firavun'a: "Onu tabir edecek birini biliyorum!" demiştir. Firavun onu zindandan çıkarttırmıştır.
Ancak Hz. Yusuf, önce kendisini zindandan çıkarmayı değil, masumiyetinin ilan edilmesini istemiştir: "Efendine dön de ona sor: Ellerini kesen o kadınların hâli neydi? Şüphesiz Rabbim onların hilelerini bilendir" (Yûsuf 50). Bunun üzerine kadınlar toplanmış, hakikati itiraf etmişlerdir. Züleyha bile: "Şimdi hak ortaya çıktı. Ben onu kendime çağırmıştım. Şüphesiz o doğru söyleyenlerdendir" (Yûsuf 51) demiştir. İftira bulutları dağılmış, Yusuf'un masumiyeti tüm Mısır'a ilan edilmiştir.
Yusuf, Firavun'un huzuruna çıkarıldığında rüyayı şöyle tabir etti: "7 yıl bol hasat alacaksınız. Sonra 7 yıl kıtlık gelecek, tüm depoları tüketecek. Nihayet bir bereket yılı gelecek" (Yûsuf 47-49). Hz. Yusuf bununla da yetinmeyip pratik bir öneri getirmiştir: Bolluk yıllarında hasadı depolayın, az tüketin, tasarruf yapın. Böylece kıtlık yıllarında hazır olursunuz.
Firavun bu hikmetli yorumdan çok etkilendi ve ona: "Şüphesiz sen bugün bizim katımızda mevki sahibi ve güvenilir bir kimsesin" dedi. Hz. Yusuf ise: "Beni Mısır'ın hazinelerine tayin et. Şüphesiz ben (bu hususta) iyi korumasını bilen bir âlimim" (Yûsuf 55) dedi. Böylece Hz. Yusuf Mısır'ın Azîzi (Maliye Bakanı ve Vezir) olmuştur. Rivayete göre 30 yaşındadır.
وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُ
"İşte böylece Yusuf'u o yerde (Mısır'da) mevki sahibi kıldık. Artık orada dilediği yerde oturabiliyordu."
— Yûsuf Sûresi, 56. Âyet
Kardeşlerle Buluşma ve Aile Birleşimi
Hz. Yusuf, 7 bereket yılı boyunca Mısır'ı iyi yönetmiş, tahılları depolamıştır. Ardından kıtlık yılları başlamış, tüm çevre ülkeler Mısır'dan erzak almaya gelmeye başlamıştır. Bu arada Kenan ilinde de kıtlık olmuş; Hz. Yakub, Bünyamin hariç 10 oğlunu Mısır'a erzak almaya göndermiştir. Kardeşler huzura çıktıklarında Hz. Yusuf onları tanımış, ancak onlar onu tanımamışlardı. Kur'an: "Yusuf kardeşlerini tanıdı; ama onlar onu tanıyamadılar" (Yûsuf 58).
Hz. Yusuf onlara erzak verdi, ancak bir daha geldiklerinde mutlaka Bünyamin'i de getirmelerini şart koştu. Hz. Yakub ikinci sefer oğullarına izin vermeden önce onlardan ahit aldı; bir daha evlat kaybetmek istemiyordu. Sonunda Bünyamin de geldi. Hz. Yusuf, öz kardeşini yalnız bir köşede kucakladı ve kendini ona tanıttı. Sonra bir planla Bünyamin'i yanında alıkoyacak şekilde onu "hırsızlıkla" itham edecek bir hile tertip etti — Kur'an bunun "Allah'ın dilemesiyle olan bir kader" olduğunu söyler (Yûsuf 76).
Kardeşler, iki evladı da kaybetmiş olan babalarının yüzüne dönemiyorlardı. Hz. Yakub bu ikinci acıya da "sabr-ı cemîl" ile dayandı ve oğullarına: "Gidin! Yusuf ve kardeşinden haber alın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez!" (Yûsuf 87) dedi.
Kardeşler Mısır'a üçüncü kez geldiklerinde Hz. Yusuf kendini tanıttı. Büyük bir duygusal anda "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim Bünyamin'dir" (Yûsuf 90) dedi. Kardeşler şaşkınlık ve pişmanlıkla yığıldılar, af dilediler. Hz. Yusuf, peygamberlerin zirvesindeki o yüce bağışlayıcılığı gösterdi:
قَالَ لَا تَثْر۪يبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَۜ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَكُمْۘ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ
"(Yusuf:) 'Bugün size kınama yoktur. Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir.'"
— Yûsuf Sûresi, 92. Âyet
Hz. Yusuf, gömleğini kardeşlerine verdi: "Bu gömleği götürün, babamın yüzüne sürün; gözleri açılacaktır" dedi. Kenan'a vardıklarında Hz. Yakub'un gözlerinin ferahladığı rivayet edilir. Sonra tüm aile Mısır'a göç etti. Hz. Yakub, oğullarıyla birlikte Mısır'a geldiklerinde, herkes (11 yıldız, güneş ve ay) Hz. Yusuf'a secde etti. Rüya gerçek olmuştu.
Hz. Yusuf, anne babasını tahtına oturttu ve "Rabbim! Bana iktidar verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada ve ahirette benim velimsin. Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni sâlihlere ilhâk eyle" (Yûsuf 101) diyerek Rabbine şükretti.
Hz. Yusuf'un Kur'an'daki Yeri: Yusuf Sûresi
Hz. Yusuf'un adı Kur'an-ı Kerim'de 27 kez geçmekte, büyük çoğunluğu kendi adını taşıyan Yusuf Sûresi'nde bulunmaktadır. Yusuf Sûresi, Kur'an'ın 12. sûresi olup 111 âyetten oluşan Mekkî bir suredir. Peygamberimizin çok zor zamanlar geçirdiği "Hüzün Yılı"nda (Hz. Hatice ve Ebu Talib'in vefatı, Mekkelilerin yoğun baskısı) nâzil olmuş ve onu teselli etmiştir.
📖 Yusuf Sûresi Özellikleri
- Sıra No: 12. sûre
- Âyet Sayısı: 111 âyet
- İniş Yeri: Mekke (Mekkî)
- İniş Zamanı: Nübüvvetin 10. yılı (Hüzün Yılı)
- Özelliği: Kur'an'da tek bir peygamberin kıssasını baştan sona anlatan yegâne sûre
- Nitelemesi: "Ahsenü'l-Kasas" - Kıssaların en güzeli (Yûsuf 3)
- Diğer Zikri: En'âm 84, Ğâfir 34. ayetlerde de adı geçer
لَقَدْ كَانَ ف۪ي يُوسُفَ وَاِخْوَتِه۪ٓ اٰيَاتٌ لِلسَّٓائِل۪ينَ
"Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde (kıssalarında) soranlar için ibretler vardır."
— Yûsuf Sûresi, 7. Âyet
Hz. Yusuf'un Vefatı ve Vasiyeti
Hz. Yusuf (A.S), rivayetlere göre 110 yaşında Mısır'da vefat etmiştir. Babası Hz. Yakub, kendisine göçtükten sonra 17 yıl daha yaşamış, 147 yaşında vefat ederek — vasiyeti üzerine — Kenan'daki babası Hz. İshak'ın yanına, Hebron'daki Mağaratu'l-Makpela'ya defnedilmiştir. Hz. Yusuf da kendi vefatından önce benzer bir vasiyet bırakmıştır: Bedeninin İsrailoğulları bir gün Mısır'dan çıkacağı zaman beraberinde götürülmesi. Nitekim Hz. Musa, Mısır'dan İsrailoğullarını çıkarırken Hz. Yusuf'un tabutunu da beraberinde götürmüş ve rivayete göre Filistin'e defnedilmiştir.
رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ... تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ
"Rabbim! Gerçekten bana mülk (iktidar) verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin... Beni Müslüman olarak öldür ve beni sâlihlere kat."
— Yûsuf Sûresi, 101. Âyet
Bu dua, Hz. Yusuf'un kıssasının bir özetidir aslında: Mülk (iktidar) ve ilim (rüya yorumu) bana verildi, ama ben bunlardan ötürü kibirlenmedim; ölürken sadece bir şey istiyorum — Müslüman olarak vefat etmek ve sâlihlerle birlikte olmak.
Hz. Yusuf'un Hayatından Dersler
Sabır ve Tevekkül
Kuyuda, kölelikte, zindanda — her koşulda sabretti. Allah ona sabır karşılığında iktidar verdi.
İffet ve Takva
Züleyha imtihanında "Maâzallah!" diyerek en zor durumda bile iffetini korudu.
Bağışlayıcılık
Kendisini kuyuya atan kardeşlerini iktidardayken bile affetti: "Bugün size kınama yok."
Sorumluluk ve Yetkinlik
Bir göreve talip olurken şu iki vasfı öne sürdü: "Güvenilirim ve bilgiliyim." Günümüzün liderliği için örnek.
Hayat Planlaması
7 bolluk yılında depolama yapıp 7 kıtlık yılına hazırlandı. Bugün "ekonomik planlama"nın temeli onun stratejisidir.
Masumiyeti Kurtarma
Zindandan çıkmayı bile reddetti; önce masumiyetinin ilan edilmesini istedi. İzzet ve şerefini her şeyin üzerinde tuttu.
Hz. Yusuf'un Hadislerde Anlatılışı
"Kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm Yusuf b. Yakub b. İshak b. İbrahim'dir."
— Buhârî, Enbiyâ 14
"Miraç gecesi üçüncü gökte Yusuf (A.S) ile karşılaştım. Ona güzelliğin yarısı verilmiştir."
— Müslim, Îmân 259
"İnsanların en kerîmi, kimin oğlu olduğunu soruyorsanız, Allah'ın peygamberi Yusuf'tur."
— Buhârî, Enbiyâ 19
"Yusuf zindanda bu kadar kalmasaydı, ben Rasulün dediğini kabul ederdim. Fakat Yusuf'un sabrı bana dersti."
— Peygamberimizin zindan ve sabır bağlamında rivayetleri
"Allah'a yemin olsun, Yusuf ve babası Yakub'un kıssası, hidayete ermiş olanların kalplerinde muhabbet tohumları eker."
— Meâlen, tefsir rivayetleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Yusuf kimdir?
Yusuf Suresi kaç ayettir ve neyi anlatır?
Hz. Yusuf'un kaç kardeşi vardı?
Züleyha kimdir ve Hz. Yusuf ile ilişkisi nasıldır?
Hz. Yusuf neden çok güzeldir?
Hz. Yusuf Mısır'a nasıl vezir oldu?
Sonuç: Kuyudan Saraya Uzanan Bir Yol
Hz. Yusuf (A.S)'un hayatı, Allah'a tam teslim olan bir kalbin hiçbir zindana, hiçbir kuyuya, hiçbir iftiraya yenik düşmediğini ispatlayan bir kıssadır. Kuyuda atıldı, köle olarak satıldı, iftiraya uğradı, zindana girdi — ama her adımda Allah onunla beraberdi ve sonunda onu bir köle olarak girdiği Mısır'a vezir olarak çıkardı.
Bu kıssa bize şunu öğretir: Allah'ın takdiri her insan için bir hikmet içerir. Görünürde bir musibet gibi başlayan bir olay, ardında büyük bir rahmete çıkabilir. Önemli olan Hz. Yusuf gibi sabretmek, iffetli kalmak, affetmek ve Allah'a güvenmektir. Bu dört vasıf, Yusuf'u saraya çıkaran merdivenin basamaklarıdır.
وَسَلَامٌ عَلٰى يُوسُفَ
"Yusuf'a selâm olsun."