Günahkar İnsanlara Kafir Demenin Hükmü Nedir?
Question Details
"Hocam tevbe etmeden önce bir grup insan hakkında küfre düşüp düşmedikleri hakkında ilim sahibi insanlara soru sormuştum onlardan bazıları aksine diğerlerinin küfre düşmüşlerdir demişlerdi bende önceden o görüşe çok daha fazla yakın olduğumdan dolayı sevinmiştim ama sonradan tevbe ettim yani artık o tür düşüncelerden uzak duruyorum küfre düşmüş müydüm? Aşağıda örnekler var hocam, o zamanlar bu konunun günah olmaz ihtimalini biliyordum ama küfür olabileceği aklıma gelmemişti ve ayrıca meşhur bir haramı helal sayma gibi sebeplerden onların hakkında o şekilde düşünüyordum ama tevbe ettim eskiden küfürde miydim? Eskiden eksik ve yanlış biliyordum ama doğrusunun öğrenince o yanlıştan vazgeçtim hocam eskiden küfürde miydim? Örnekler:
"falın ve büyünün haramlığını inkar etmedikten ve içlerinde küfüre düşürücü söz ve hareketler geçmedikten sonra fala bakmak(baktırmak) ve büyü yaptırmak( yapmak) çok büyük günahtır ama küfür değildir" görüşünnün doğru olduğuna inanıyorum, ama eskiden o insanlar küfürdedir (((yani büyü ve fal yaptıranlar )) diye düşünürdüm ama tevbe ettim, hocam birde eskiden içki satmanın haram olduğunu inkar ederek satan tekelcilerin küfre düşmüş olabilecekleri düşüncesi aklıma gelmiş olabilir. Bunun günah olduğunu okumuşumdur muhtemelen yani tekfirin ama aklıma engel olamamışımdır yada bunun küfre düşürebileceği aklıma gelmemiştir..."
Açıklama
Günahkar insanlara "kafir" demek, İslam hukukunda çok hassas bir konudur. Özellikle tevbe etmeden önce bir kimsenin küfre düşüp düşmediği konusunda kesin hüküm vermek, büyük sorumluluk gerektirir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bir kişinin küfre düşüp düşmediği ancak açık ve kesin delillerle anlaşılır. Günah işlemek, küfür anlamına gelmez. Tevbe eden kişinin geçmişte küfre düştüğünü kesin olarak söylemek doğru değildir. Bu nedenle, tevbe eden bir kimseyi küfürle suçlamak caiz değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teala tevbe edenler için merhamet kapısını açık tutmuştur:
"De ki: Ey kendi nefsinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 39/53)
Hz. Peygamber (s.a.v) de tevbe edenin günahlarının affedileceğini bildirmiştir:
"Her kim tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder." (Buhari, Tevbe, 1)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, bir kimsenin küfre düşüp düşmediğini anlamak için o kişinin açıkça Allah'ın birliğini inkâr etmesi, İslam'ın temel esaslarını reddetmesi gerekir. Günah işlemek, hatta büyük günahlar işlemek bile, kişinin imanını tamamen kaybettiği anlamına gelmez. Bu nedenle, büyü ve fal yaptırmak büyük günahtır ve haramdır ancak bu fiillerin küfür olduğu konusunda alimler ihtilaf etmişlerdir. Hanefi mezhebine göre, büyü yaptırmak büyük günah olmakla beraber, kişinin imanını kaybettiği anlamına gelmez. Bu yüzden, büyü yaptıranları otomatik olarak kafir ilan etmek doğru değildir.
İçki satmak konusunda da benzer durum söz konusudur. İçki satmanın haram olduğu kesin olmakla birlikte, bu fiilin tek başına kişiyi küfre düşürdüğünü söylemek için açık delil gerekir. Hanefi mezhebi, bu tür durumlarda ihtiyatlı davranmayı ve kişiyi tekfir etmekten kaçınmayı öğütler.
Tevbe etmek, kişinin geçmişteki hatalarını ve günahlarını Allah'ın affına bırakmasıdır. Kur'an ve hadisler, tevbe edenlerin affedileceğini müjdelemektedir. Dolayısıyla, geçmişte yanlış düşünceleriniz veya hükümlerde bulunmanız, tevbe ettiğiniz ve doğruyu öğrendiğiniz sürece sizi küfürle suçlamaz.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, büyük günah işleyenlerin otomatik olarak küfre düştüğü kabul edilmez. Ancak bazı durumlarda, özellikle Allah'ın birliğine açıkça karşı çıkan söz ve davranışlarda bulunanlar için küfür hükmü verilir. Bu konuda alimler arasında ihtilaf vardır ve bu ihtilaf, kişilerin tekfir edilmemesi yönünde bir ihtiyatı beraberinde getirir.
Sonuç
Özetle, tevbe eden bir kimsenin geçmişte küfre düştüğünü kesin olarak söylemek doğru değildir. Günah işlemek küfür değildir ve tevbe kapısı her zaman açıktır. Bu yüzden, geçmişteki yanlış düşüncelerinizden dolayı endişe etmeyiniz, tevbenizi samimiyetle devam ettiriniz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.