Cimrilik ve Mal Biriktirme
विषय सूची
- 1. Cimrilik ve Mal Biriktirme
- 2. Cimriliğin Tanımı ve Kavramlar
- 3. Cimriliğin ve Mal Biriktirmenin Hükümleri
- 4. Cimriliğin Haramlığı
- 5. Mal Biriktirmenin Hükmü
- 6. Mezhep Görüşleri
- 7. Hanefî Mezhebi
- 8. Şâfiî Mezhebi
- 9. Mâlikî Mezhebi
- 10. Hanbelî Mezhebi
- 11. Günümüzde Cimrilik ve Mal Biriktirme
- 12. Tüketim Toplumunun Etkisi
- 13. İnfak ve Yardımlaşmanın Önemi
- 14. Sonuç
Cimrilik ve Mal Biriktirme
İslâm, bireyin hem ruhsal hem de maddi hayatını dengede tutmayı hedefler. Bu denge, kişinin mal edinme ve harcama konusundaki tutumuyla doğrudan ilişkilidir. Cimrilik ve aşırı mal biriktirme, İslâm ahlâkının hoş görmediği davranışlar arasında yer alır. Zira bu tutumlar, bireyin hem kendisine hem de topluma zarar verir. Bu yazıda, cimriliğin ve mal biriktirmenin dinî hükümleri, ahlâkî boyutu ve günümüzdeki yansımaları ele alınacaktır.
Cimriliğin Tanımı ve Kavramlar
Cimrilik (buhl), kişinin sahip olduğu malı, Allah’ın (c.c.) emrettiği yerlerde harcamaktan kaçınması, infak ve yardım konusunda isteksiz davranması anlamına gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadis-i şeriflerde cimrilik, müminin ahlâkından uzak durması gereken bir özellik olarak zikredilir. Cimriliğin zıddı ise cömertlik (cûd ve seha) olup, İslâm’ın teşvik ettiği erdemli davranışlardandır.
Mal biriktirme (tekâsür) ise, kişinin dünya malına aşırı düşkünlük göstermesi, servetini artırmak için meşru olmayan yollara başvurması veya helal yollardan kazandığı malı bile gereksiz yere biriktirmesi anlamına gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de bu tutum eleştirilmiş ve ahiret hayatının unutulmasına sebep olduğu vurgulanmıştır.
“De ki: ‘Allah’ın kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızıkları kim haram kıldı?’ De ki: ‘Bunlar, dünya hayatında müminler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara mahsustur.’ İşte bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.” (A’râf 32)
“Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollarla yerler ve Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem dolu bir azabı müjdele!” (Tevbe 34)
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Cimrilikten sakının. Çünkü cimrilik sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye ve haramlarını helal saymaya sevk etmiştir.” (Müslim, “Birr”, 56)
Cimriliğin ve Mal Biriktirmenin Hükümleri
İslâm, malın bir imtihan aracı olduğunu ve onun nasıl kazanılıp harcandığının ahirette sorulacağını bildirir. Bu nedenle, cimrilik ve aşırı mal biriktirme, dinen hoş karşılanmayan davranışlardır. Ancak bu tutumların hükmü, kişinin niyetine ve durumuna göre değişir.
Cimriliğin Haramlığı
Cimrilik, Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadis-i şeriflerde açıkça kınanmıştır. Allah (c.c.), müminlere infak etmeyi emretmiş ve cimrilikten sakınmayı tavsiye etmiştir. Cimriliğin haram olduğu konusunda mezhepler arasında görüş birliği vardır. Ancak cimriliğin derecesi ve kişiye etkisi farklılık gösterebilir.
“Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Âl-i İmrân 180)
Cimrilik, kişinin hem dünyevi hem de uhrevi hayatını olumsuz etkiler. Dünyada insanlar arasında sevgisizliğe, toplumsal dayanışmanın zayıflamasına sebep olurken, ahirette ise kişinin hesabını zorlaştırır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), cimriliğin münafıklık alametlerinden biri olduğunu belirtmiştir:
“Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman hıyanet eder.” (Buhârî, “Îmân”, 24; Müslim, “Îmân”, 107)
Mal Biriktirmenin Hükmü
Mal biriktirmenin hükmü, kişinin niyetine ve biriktirme şekline bağlıdır. Eğer kişi, malını helal yollardan kazanmış ve onu Allah’ın (c.c.) rızası doğrultusunda harcamayı düşünüyorsa, bu biriktirme meşru olabilir. Ancak malı biriktirmek amacıyla infaktan kaçınmak, cimrilik olarak değerlendirilir ve haramdır.
Kur’ân-ı Kerîm’de, mal biriktirip onu Allah yolunda harcamayanlar şiddetle uyarılmıştır:
“Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem dolu bir azabı müjdele!” (Tevbe 34)
Bu ayette geçen “biriktirme” (kenz), malı Allah yolunda harcamamak anlamında kullanılmıştır. Hanefî mezhebine göre, malın zekâtı veriliyorsa ve ihtiyaç fazlası infak ediliyorsa, biriktirme meşru sayılır. Ancak Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre, malın tamamının infak edilmesi daha faziletlidir.
Mezhep Görüşleri
Hanefî Mezhebi
Hanefî mezhebine göre, cimrilik haramdır ve kişinin imanını zedeleyebilecek bir davranıştır. Mal biriktirme konusunda ise, kişinin ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğe hazırlık yapmak amacıyla mal biriktirmesi caizdir. Ancak bu biriktirme, infak ve zekât gibi ibadetlerin yerine getirilmesine engel olmamalıdır. İmam Ebû Hanîfe’ye göre, malın zekâtı verildiği sürece, biriktirilmesinde bir sakınca yoktur.
Şâfiî Mezhebi
Şâfiî mezhebine göre, cimrilik büyük günahlardan biridir ve kişinin imanını tehlikeye atabilir. Mal biriktirme konusunda ise, Şâfiîler, malın tamamının infak edilmesinin daha faziletli olduğunu savunurlar. Ancak kişinin ihtiyaçlarını karşılamak için bir miktar mal biriktirmesi caizdir. İmam Şâfiî’ye göre, malın zekâtı verildikten sonra bile, infak etmenin önemi büyüktür.
Mâlikî Mezhebi
Mâlikî mezhebine göre, cimrilik haramdır ve kişinin ahlâkını bozan bir davranıştır. Mal biriktirme konusunda ise, Mâlikîler, kişinin ihtiyaçlarını karşılamak için mal biriktirmesini caiz görürler. Ancak bu biriktirme, infak ve zekât gibi ibadetlerin yerine getirilmesine engel olmamalıdır. İmam Mâlik’e göre, malın zekâtı verildiği sürece, biriktirilmesinde bir sakınca yoktur.
Hanbelî Mezhebi
Hanbelî mezhebine göre, cimrilik büyük günahlardan biridir ve kişinin imanını zayıflatır. Mal biriktirme konusunda ise, Hanbelîler, malın tamamının infak edilmesinin daha faziletli olduğunu savunurlar. Ancak kişinin ihtiyaçlarını karşılamak için bir miktar mal biriktirmesi caizdir. İmam Ahmed ibn Hanbel’e göre, malın zekâtı verildikten sonra bile, infak etmenin önemi büyüktür.
Günümüzde Cimrilik ve Mal Biriktirme
Günümüzde, tüketim toplumunun etkisiyle mal biriktirme ve cimrilik daha farklı boyutlar kazanmıştır. İnsanlar, sürekli artan ihtiyaçlar ve gelecek kaygısıyla mal biriktirme eğilimindedirler. Ancak İslâm, bu konuda dengeli bir yaklaşım sunar: Mal biriktirmek meşru olabilir, ancak bu biriktirme, infak ve yardımlaşma gibi ibadetlerin yerine getirilmesine engel olmamalıdır.
Tüketim Toplumunun Etkisi
Modern dünyada, tüketim kültürü insanları sürekli olarak daha fazla mal edinmeye teşvik etmektedir. Bu durum, kişilerin cimrilik ve aşırı mal biriktirme eğilimlerini artırabilir. Ancak İslâm, malın bir imtihan aracı olduğunu hatırlatarak, müminleri bu konuda dikkatli olmaya çağırır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), dünya malına aşırı düşkünlüğün ahireti unutturabileceğini belirtmiştir:
“Dünya sevgisi bütün hataların başıdır.” (Beyhakî, “Şuabü’l-Îmân”, 9745)
İnfak ve Yardımlaşmanın Önemi
Günümüzde, ekonomik dengesizlikler ve yoksulluk, infak ve yardımlaşmanın önemini daha da artırmaktadır. İslâm, müminlere malını Allah (c.c.) yolunda harcamayı emreder. Zekât, sadaka ve diğer yardımlar, toplumsal dayanışmayı güçlendirir ve kişinin cimrilik hastalığından kurtulmasına yardımcı olur.
“Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne infak ederseniz, Allah onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmrân 92)
Sonuç
Cimrilik ve aşırı mal biriktirme, İslâm ahlâkının hoş görmediği davranışlardır. Bu tutumlar, kişinin hem dünyevi hem de uhrevi hayatını olumsuz etkiler. İslâm, malın bir imtihan aracı olduğunu hatırlatarak, müminlere dengeli bir yaklaşım sunar: Mal biriktirmek meşru olabilir, ancak bu biriktirme, infak ve yardımlaşma gibi ibadetlerin yerine getirilmesine engel olmamalıdır.
Müminler, cimrilikten sakınmalı ve malını Allah’ın (c.c.) rızası doğrultusunda harcamalıdır. Zekât, sadaka ve diğer yardımlar, hem kişinin ahlâkını güzelleştirir hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Müminin ferahlatıcı üç şeyi vardır: Kardeşini sevindirmesi, sıkıntısını gidermesi ve borcunu ödemesi.” (İbn Mâce, “Sadakât”, 19)
Sonuç olarak, İslâm’ın cimrilik ve mal biriktirme konusundaki öğretileri, bireyin hem ruhsal hem de maddi hayatını dengelemeyi hedefler. Müminler, bu dengeli yaklaşımı benimseyerek hem dünyada huzur bulur hem de ahirette kurtuluşa ererler.