Sponsorlu

Hadis #575 - Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Muhacirlerin yoksullarından bazıları bir gün Allah Resûlü’ne gelip: -Zenginler üstün derecel...

Arapça Metin

َلْقِيٰمَةِ فَمَنْ زُحْ زِحا َلْمَوْتِ وَāإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ āأجُ ورَكُمْ يَوْما ُكُلُّ نَفْسٍ ذَāآئِقَة ِلْغُرُورا ُ�آ āإِلاَّ مَتَاعَلدُّنْيا ُلْحَ يوٰةا لْجَ نَّةَ فَقَدْ فَازَ وَمَاا َلنَّارِ وَāأدْخِ لا ِعَن ُ�أيِّ āأرْضٍ تَمُوتًِ وَمَا تَدْرٖى نَفْسٌ با تَكْ سِ بُ غَداَوَمَا تَدْرٖى نَفْسٌ مَاذ َ�أْخِ رُونَ سَ اعَةً وَلاَ يَسْ تَقْدِمُونَ�آءَ āأجَ لُهُمْ لاَ يَسْ تَ جاَ�إِذَف ْللَّهِ وَمَنا َِوْلاَدُكُمْ عَنْ ذِكْ را لُكُ مْ وَل�آاََمْوا ْ لاَ تُلْهِكُ ماَمَنُوا َلَّذِينا َيُّهَاا ي�آ َْنا ِ مِنْ مَا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلاَنْفِقُواَلْخَ اسِرُونَ * وا ُ هُم َيَفْعَلْ ذَلِك َجَ لٍ قَرِيبٍ فَاَصَّ دَّقَ ا ِلَىا َخَّ رْتَنِىا لْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْل�آا َُحَ دَكُما َ�أْتِىَي للَّهُ خَ بِيرٌ بِمَا اََجَ لُهَا وا َ جَ اءاَِذا للَّهُ نَفْسً اا َلصَّ الِحِ ينَ * وَلَنْ يُؤَخِّ را ََكُنْ مِناَو َتَعْمَلُون ً āأعْمَلُ صَ الِحا * ِرْجِ عُونا ِّلْمَوْتُ قَالَ رَبا ُ�آءَ āأحَ دَهُمَ جاَحَ تّٰى āإِذ * َ�آئِلُهَا وَمِن وَرَāآئِهِم بَرْزَخٌ āإِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ āإِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قاَّفٖيمَا تَرَكْ تُ كَل �آءَلُونَ * فَمَنْ ثَقُلَتْ َلصُّ ورِ فَلَҨآ āأنْسَ ابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلاَ يَتَسا نُفِخَ فِياَ�إِذَف لَّذٖينَ خَ سِ رُوāآ ا ُزٖينُهاَلْمُفْلِحُ ونَ * وَمَنْ خَ فَّتْ مَوا ُ هُم ُزٖينُهاَمَو لنَّارُ وَهُمْ فٖيهَا كَالِحُ ونَ * ا ُāأنْفُسَ هُمْ فٖي جَ هَنَّمَ خَ الِدُونَ * تَلْفَحُ وُجُ وهَهُم َāألَمْ تَكُ نْ āآيَاتٖي تُتْلٰى عَلَيْكُ مْ فَكُ نْتُمْ بِهَا تُكَ ذِّبُون ٍ لَبِثْنَا يَوْمًا āأوْ بَعْضَ يَوْما�أرْضِ عَدَدَ سِنٖينَ * قَالُوْلا قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي ًْ لَوْ āأنَّكُ مْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ * āأفَحَ سِ بْتُمالْعَادّٖينَ * قَالَ āإِنْ لَبِثْتُمْ āإِلَّا قَلٖيلا ِفَاسْ ئَل َāأنَّمَا خَ لَقْنَاكُمْ عَبَثاً وَāأنَّكُ مْ āإِلَيْنَا لاَ تُرْجَ عُون َلْحَ قِّ وَلاا َللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنا ِ āأنْ تَخْ شَ عَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْ را�أْنِ لِلَّذٖينَ āآمَنُوَāألَمْ ي ْ�أمَدُ فَقَسَ تْ قُلُوبُهُمْلا ُلْكِ تَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَ الَ عَلَيْهِما ا كَالَّذٖينَ āأوتُوايَكُ ونُو َوَكَثٖيرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُون ُللّٰها للّٰهِ صَ لَّىا ُللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ : āأخَ ذَ رَسُ ولا َبْنِ عُمَرَ رَضِ يا ِ وَعَن-576 »ٍ�أنَّكَ غَرٖيبٌ āأو عَابِرُ سَ بٖيلَلدُّنْيَا كا عَلَيْهِ وَسَ لَّمَ بِمَنْكِ بٖي فَقَالَ : «كُنْ فِي لصَّ بَاحَ ، ا َِ تَنْتَظِرا āأمْسَ يْتَ ، فَلاَللّٰهُ عَنْهُمَا يَقُولُ :āإِذا َبْنُ عُمَرَ رَضِ يا َوَكَان لْمَسَ اءَ، وَخُ ذْ مِنْ صِ حَّ تِكَ لِمَرَضِ كَ ، وَمِنْ ا َِ تَنْتَظِرا āأصْ بَحْ تَ ، فَلاَوَāإِذ لْبُخَ ارِيُّ . ا ُهاَحَ يَاتِكَ لِمَوْتِكَ .» رَو

Türkçe Tercüme

Ebû Hüreyre (ra)

Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Muhacirlerin yoksullarından bazıları bir gün Allah Resûlü’ne gelip: -Zenginler üstün dereceleri ve ebedî nimetleri (elde edip) götürdüler, dediler. Peygamber : –Ne yaptılar (da götürdüler), deyince; –Onlar da bizim gibi namaz kılıyor, bizim gibi oruç tutuyor, fazla olarak da sadaka veriyorlar; biz ise veremiyoruz. Onlar köle azat ediyorlar, biz yapamıyoruz, dediler. Bunun üzerine Resûlullah : –Sizden öncekilerin mertebelerine ulaşabileceğiniz, sonrakileri geçeceğiniz ve sizin yaptıklarınızı yapmadıkları sürece kimsenin sizden daha faziletli olamayacağı bir şeyi öğreteyim mi size, buyurdu. Onlar da: –Evet, öğretin yâ Resûlallah, dediler. Resûlullah : –Her namazın sonunda otuz üçer kere sübhânallâh, elhamdülillâh ve Allâhü ekber, deyin, buyurdu. Bir müddet sonra fakir muhacirler tekrar gelerek: –Zengin kardeşlerimiz bizim yaptıklarımızı işittiler, onlar da bizim gibi yapmaya başladılar, dediler. Bunun üzerine Resûlullah : –Bu, Allah’ın bir lütfudur ve onu dilediğine verir, buyurdu. 31 Ölümü Hatırlamak Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (Âl-i İmrân, 3/185) ...Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez... (Lokmân, 31/34) ...Ecelleri geldiği zaman ise ne bir ân geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. (Nahl, 16/61) 32 Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (Münâfikûn, 63/ 9-11) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne 33 kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır. Sûr’a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy-sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır. Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar. Allah, “Âyetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?” der. (Mü’minûn, 23/99-105) Allah, (inkârcılara) “Yeryüzünde kaç sene kaldınız?” diye sorar. Onlar, “Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor” derler. Allah, şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.” “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Mü’minûn, 23/112-115) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fâsık kimselerdir. (Hadîd, 57/16) 34

Kaynak

M1347 Müslim, Mesâcid, 142; B843 Buhârî, Ezân, 155

Sponsorlu