Hadith #1527 - Muâz (b. Cebel) (ra) anlatıyor: –Ey Allah’ın Resûlü, bana, beni cennete koyacak ve cehennemden uzaklaştıracak bir amel s...
Arabic Text
ُ�أنَّ رَسُ ولَ اللّّٰٰهِ صَ لَّى اللّّٰٰه ُ�أبٖي هُرَيْرَةَ رَضِ يَ اللّّٰٰهُ عَنْه ْ وَعَن-1528 .ُ�أعْلَم ُ�أتَدْرُونَ مَا الْغِيبَةُ؟» قَالُوا: اَللّّٰٰهُ وَرسُ ولُه« : َعَلَيْهِ وَسَ لَّمَ قَال �أخٖ ي �إِنْ كَ انَ فٖي َ�أيْتَ�أفَر : َ�أخَ اكَ بِمَا يَكْ رَهُ» قٖيل َقَالَ : «ذِكْ رُك �إِنْ لَمْ يكُ نْ فٖيهِ َ�إِنْ كَ انَ فٖيهِ مَا تقُولُ فَقَدِ اغْتَبْتَهُ، و« : َ�أقُولُ ؟ قَال مَا مَا تَقُولُ فَقَدْ بَهَتَّهُ» رَوَاهُ مُسْ لِمٌ.
Translation
Muâz (b. Cebel) (ra)
Muâz (b. Cebel) (ra) anlatıyor: –Ey Allah’ın Resûlü, bana, beni cennete koyacak ve cehennemden uzaklaştıracak bir amel söyle, dedim. Buyurdu ki: –Büyük bir şey sordun ama o, Allah Teâlâ’nın kolaylaştırdığı kimse için kolaydır: Allah’a ibadet eder, O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Ramazan orucunu tutar, gücün yeterse haccedersin. Sonra da dedi ki: –Sana hayır kapılarını göstereyim mi? Oruç, bir kalkandır. Suyun, ateşi söndürdüğü gibi sadaka da günahları söndürür. Gecenin yarısında bir kimsenin namaz kılması da böyledir, buyurdu. Daha sonra: “Onların vücutları –gece namaz kılmak için– yataklarından uzaklaşır, korku ve ümitle Rablerine dua ederler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayra harcarlar. Onların yaptıkları amellere mükâfat olarak kendileri için göz aydınlığı olacak nimetlerden neler gizlenmiş olduğunu şimdi kimse bilmez.” 118 mealindeki10 âyetleri okudu. Ondan sonra: –İşin (dinin) başını, direğini ve zirvesini sana haber vereyim mi, dedi. Evet, ey Allah’ın Resûlü, dedim. –İşin başı, İslâm/teslimiyet, direği namaz, zirvesi ise cihaddır, buyurdu. Ondan sonra da: –Bu dediklerimden hepsinin yerini tutan şeyin ne olduğunu söyleyeyim mi, diye sordu. Evet, ey Allah’ın Resûlü, dedim. Mübarek dilini (eliyle) tutup: –İşte şunu tut, dedi. –Ey Allah’ın Resûlü, biz söylediğimiz sözler sebebiyle de sorgulanacak mıyız, dedim. Resûl-i Ekrem: –Hay anası tarafından yitirilesi! Herkesi cehenneme yüz üstü düşüren şey, dillerinin kazandıkları değil mi, buyurdu. (T2616 Tirmizî, Îmân, 8)