Zina Bataklığına Batan, Tövbe Eden Ama Kurtulamayan Kişi Ne Yapmalıdır ?
Sorunun Detayı
"Selamun Aleykum hocam, Hocam sorumu size ağlıyarak soruyorum. Hocam 2 yıl öncesine kadar çok güzel bir hayatım vardı. Dil öğrenmek için yurtdışına çıktım. Yurt dışında her şey kötü gitti. Komşular her türlü pisliği yapan insanlardı. Cumaya gitmeme izin alamadım. Dönmek istedim olmadı. Ama günaha girmemek için direndim. Sonra bir kıza aşık oldum. Hayatımda hiç tecrübem olmadığından bir anda günahlara daldım. zina denen pisliğe bulaştım. Sonra türkiyeye döndükten sonra tövbe ettim ama içimdeki vicdan azabı beni yedi bitirdi. Ve bunu telafi etmek için tekrar yurtdışına gittim. Amacım onu müslüman yapıp bu pislik işlere son vermekti. Ama yine olmadı. 4-5 ay yine günah denizinde boğuldum. hep ağladım. mutlu olmamama rağmen neden bu pis işlere giriyorum diye sorguladım kendimi. Psikolojim bozuldu. Sonra kız arkadaş müslüman oldu. Ama maalesef bu pis günah birkaç kez yine pesimi bırakmadı. Şimdi uzun süredir tövbemden dolayı bu işlerden uzak duruyorum. Ama psikolojim altüst oldu. Uyuyamıyorum. Hiç bir kız ile konuşmak istemiyorum. Sevap kazanmaya çalışıyorum ama çok mutsuz hissediyorum. Evlenmek istiyorum o kızla onu Müslümanlığa alıştırmak kendimi de türkiyeye dönünce bir tarikata bağlamak istiyorum. Hocam bunca olanlardan sonra kalbimi nasıl yenileyebilirim?Çok huzurlu bir insan iken bu kadar olayın olması ve depresyona girmem sizce günahların kefaratim midir? lütfen bana bir yol gösterin hocam. çok çaresizim..."
Açıklama
Değerli Müslüman, zina gibi büyük günahlara bulaşmak insanın ruhunda derin yaralar açabilir ve tövbe süreci bazen zorlayıcı olabilir. Ancak İslam, samimi tövbe edenlerin affını ve kalplerin temizlenmesini emreder.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, zina büyük bir günahtır ve tövbe etmekle bu günah affedilebilir. Allah, samimi tövbeleri kabul eder ve kullarını bağışlar. Tövbe eden kişi, günahına pişmanlık duymalı, bir daha işlememeye azmetmeli ve mümkünse zararlarını telafi etmelidir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 39/53)
Hz. Peygamber (sav) de buyurmuştur:
"Her kim tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder." (Buhari, Tevbe, 1)
Detaylı Açıklama
İnsanın günah işledikten sonra yaşadığı vicdan azabı ve pişmanlık, tövbenin samimiyet göstergesidir. Ancak tövbe ettikten sonra kalbin huzur bulması için sabır ve istikrar gerekir. Psikolojik sıkıntılar, günahların kefareti olabilir ancak bu, Allah'ın rahmetinden umudu kesmek anlamına gelmez. Manevi sıkıntılar için dua, zikir, Kur'an okumak ve salih ameller yapmak faydalıdır. Ayrıca bir İslam alimi veya güvenilir bir manevi rehberden destek almak, psikolojik ve ruhsal iyileşme sürecini kolaylaştırır.
Evlenmek, günahlardan uzak durmak ve sevap kazanmak için güzel bir adımdır. Eş seçimi ve aile hayatı, insanı kötülüklerden koruyan önemli bir vesiledir. Tarikat veya manevi bir cemaatle irtibata geçmek isteyenler, doğru ve sağlam dini rehberlik veren yerleri tercih etmelidir. Bu süreçte Allah'a tevekkül etmek, sabretmek ve sürekli dua etmek önemlidir.
Diğer Görüşler
Şafii, Malikî ve Hanbeli mezheplerinde de tövbe kapısı açıktır ve samimi tövbe edenin günahlarının affedileceği kabul edilir. Bazı alimler, tövbe sonrası kalpte huzursuzluk yaşanmasının nefis mücadelesinin bir parçası olduğunu, bu durumun sabırla aşılması gerektiğini belirtirler.
Sonuç
Samimi tövbe ile Allah'ın rahmetine sığınmak, kalbi yenilemenin ve huzura kavuşmanın yoludur. Sabırlı olun, manevi destek alın ve sevap kazanmaya devam edin. Allah, tövbeleri kabul eden ve kullarını bağışlayan en merhametli olandır.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.