Tehdit Altındayken Kredi Kullanmak

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm hocam. Diyarbakır’da maddi bir sebepten dolayı kan davasına bulaştık. Silahlı çatışma, yaralamalar oldu. Allah’ımıza bin şükür hayatını kaybeden kimse olmadı. Ama netice bu yörelerde bu durumlar devam eder, kan davasına dönüştü. Sokağa çıkamıyor, hayatın olağan akışına devam edemiyoruz. Kan davasının bitmesi yeniden kan akmaması için karsı taraf yüklü meblağlı paralar istiyorlar zaten tüm dertleri para. Para için ölür ve öldürürler. Tefeciler bunlar. Bu istenilen meblağ için malımızı satmak istiyoruz alan olmuyor ya da almak isteyen de sıkıntılı durumda olduğumuzu bildiği için yarı fiyatına kapatmaya çalışıyor." Faiz 70 basamaktır en basiti Kâbe'de anayla bacıyla zina hükmündedir"  diye biliyoruz; ancak, ancak ile başlayan sorumuz var hocam. Bu durumda bu kan davasından kurtulmak için pisliğe bulaşılır mı? Bankalardan ya da başka yerlerden vadeli para alınır mı? Cevabını yüreğim çok iyi biliyor aslında. Allah’tan kork başkada bir şeyden korkma, 3-5 tefeciyle, bir aşiretle barışacaksın diye Allah'a savaş açma diyor içimde ki ses. Bize dua edin inşallah. Ellerinizden ayaklarınızdan hürmetle öperim."

Açıklama

Değerli Müslüman, tehdit ve kan davası gibi zor ve tehlikeli durumlarda maddi ihtiyaçlar için kredi kullanma konusu, İslam hukukunda hassasiyetle ele alınır. Bu tür durumlarda faizli borçlanmanın hükmü ve alternatif yollar önemlidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, faiz (riba) kesinlikle haramdır ve hiçbir şart altında caiz değildir. Ancak kişinin hayatı, malı veya dini tehlikede ise ve başka çare yoksa, zaruret hali söz konusu olabilir. Fakat bu zaruret, faizli kredi almayı meşru kılmaz; mümkünse faizsiz çözüm aranmalıdır. Faizli borçlanmak, ancak zaruret halinde ve başka çare kalmadığında, geçici ve zorunlu bir durum olarak değerlendirilir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de faizle ilgili kesin yasaklar vardır:

"Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimseler gibidir; bu yüzden onların yaptıkları, boşa çıkar." (Bakara, 2:275)
"Ey iman edenler! Faizi kat kat artırarak yemeyin ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz." (Âl-i İmrân, 3:130)

Hz. Peygamber (s.a.v) de faizle ilgili şöyle buyurmuştur:

"Faizin yedi türü vardır, en hafifi bile bir adamın annesiyle zina etmesi gibidir." (Müslim)

Detaylı Açıklama

Kan davası gibi hayatı tehdit eden durumlarda, kişinin can güvenliği ve ailesinin korunması önceliklidir. Bu tür zor durumlarda İslam, zaruret halleri için kolaylık sağlar. Ancak bu kolaylık, haram olanı helal kılmaz. Faizli kredi almak, temel olarak yasaktır. Fakat başka çare kalmadığında ve kişinin hayatı veya malı ciddi şekilde tehlikedeyse, bu durum zaruret kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda dahi, kişi mümkün olan en kısa sürede borcunu faizsiz şekilde kapatmaya çalışmalıdır.

Bu tür durumlarda yapılabilecekler:

  • Faizsiz kredi veren kurumlar veya kişilerle görüşmek
  • Yakın çevreden, aileden veya hayırseverlerden borç almak
  • Mal varlığını mümkün olan en iyi şekilde değerlendirmek
  • Toplumsal barış ve sulh yollarını aramak

Unutulmamalıdır ki, İslam’da hayatı korumak çok önemlidir. Kan davası gibi durumlarda sulh ve barış yollarını aramak, kan dökülmesini engellemek önceliklidir. Allah’ın rahmeti geniştir ve zor durumlarda kullarına kolaylık sağlar.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de faiz konusunda Hanefi mezhebi ile benzer görüştedir. Ancak bazı çağdaş İslam alimleri, zaruret hallerinde faizli kredi kullanmanın geçici olarak caiz olabileceğini belirtmişlerdir. Bu görüşler, zaruret ve mecburiyetin çok açık olduğu durumlarla sınırlıdır ve mutlaka faizsiz alternatifler araştırılmalıdır.

Sonuç

Değerli kardeşim, kan davası gibi zor ve tehlikeli durumlarda hayatını ve malını korumak önceliklidir. Faiz kesinlikle haramdır, ancak zaruret halinde ve başka çare kalmadığında geçici olarak faizli kredi kullanmak anlaşılabilir. Yine de mümkün olan en kısa sürede faizsiz çözümler aranmalı ve sulh yolları tercih edilmelidir. Allah yardımcınız olsun, dua ile destek olunuz.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar