Namaz Kılmayan Eşe Karşı Tavır-Evlilik Dertleri
Detail Pertanyaan
"Selamünaleyküm. Hocam yaklaşık 14 ay önce sohbetlerinizi dinlemeye başladım ve çok istifade ettik. Arkadaşlar arasında da sohbet ederken şu kanı oluştu hepimizde; Nureddin YILDIZ hocamız sayesinde İslam dinine yeni girmiş ve o heyecanla yaşayan kişiler gibi olduk. Rabbim ilminizi arttırsın, Rabbim Cennetine koysun sizi hocam sevdikleriniz ile inşaallah. Hocam benim soracağım konu size şu şekilde; 6 sene önce benim gibi imam hatip lisesi mezunu, kendi memleketimizden olan ve orada yetişmiş olan eşim ile 2006 yılında evlendim. Biri 5, diğeri 2 yaşında bir erkek bir kız çocuğum var Rabbime şükürler olsun. Hocam eşimin ev işi bitmeyen ve kocasına eş olarak görevlerini yapmayı ihmal eden, kendisine bakmayı ihmal eden, çocuklarına ve bana en ufak bir çıkışımızda çok şiddetli bir şekilde cevap veren bir eşim var. 2013'ün Ocak ayında ailece Umre vazifesi için kutsal topraklara gittik Elhamdülillah. Saliha kadın sohbetlerini de anneme kız kardeşime ve eşime dinlettim. Dinlettikten sonra ve Umreye gidip geldikten sonra bir büyük beklenti içine girmedim, yanlış anlaşılmasın sadece görevlerinin farkında olmasını istedim. 6 senelik evliliğimiz de hep tartışmalarla geçti. Çok az denecek kadar bir birliktelik yaşıyoruz. Bu durumları 3 ay önce babasına da ilettim haklılığımı o da biliyor ve kızına uyarılarda bulundu, memleketine gitti. Neler yapmalıyım hocam ve bu ümmete Allah'ın izni ile dinine görev yaparak hizmet eden nesiller yetiştirmek istiyoruz veya mücadelemizin bu şekilde olmasını istiyoruz. İki çocuğum var ve birkaç tane daha olmasını istiyorum. Eşimin bu hali beni düşündürüyor. Şeytanın oyunu mudur, nefsimin vesvesesi mi? Neslimin ve Müslüman olan ailemin genişlemesini istiyorum. Bir de hocam Allah'ın razı olacağı evlerde bir yumuşaklık olur diye bir sohbetinizde bir hadisi şerif söylemiştiniz. Çok üzülüyorum Rabbimin bizden razı olacağı bir aile ortamımın olmasını istiyorum. Tamam, benim eğer varsa bir çabam boşa olmadığını biliyorum. Kızım geçen gün örnek bir aile olmadığımızı söyledi çok üzülüyorum. Eşim de mutlu olmadığımızdan dolayı üzülüyor fakat Umrede iken ve geldikten sonra 1 ay daha namazına devam etti şimdi yine kılmayı bıraktı. Namaz dinimizin direği ise direksiz olan eşimin ayakta durması nasıl olacak? Çok uzattım ama sıkıntılı süreçler hocam. Aklıma beni daha çok tatmin edecek ve bana daha iyi bir eş olacak kişi bulsam mı diye gelmiyor değil. Allah için sizi çok seviyorum ve her hafta sonunu iple çekiyoruz."
Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, evlilikte eşlerin birbirine karşı sorumlulukları ve ibadet konusundaki tutumları aile huzurunu doğrudan etkiler. Bu durumda eşin namaz kılmaması ve ev içi iletişimde yaşanan zorluklar, aile hayatını zorlaştıran önemli meselelerdir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, namaz İslam'ın en temel farzlarından biridir ve her Müslüman üzerine vaciptir. Eşlerin birbirine karşı sevgi, saygı ve sabır göstermesi, aileyi sağlam tutmak için önemlidir. Namaz kılmayan eşe karşı tavırda ise, öncelikle yumuşaklık, nasihat ve sabırla yaklaşmak gerekir. Zorlamak veya sert davranmak yerine, güzel örnek olmak ve dua etmek esastır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de namazın önemi şu şekilde vurgulanır:
“Namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, müminler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.” (Bakara, 2/43)
Hz. Peygamber (sav) de aile içindeki yumuşaklığı teşvik etmiştir:
“Allah’ın en sevdiği kullar, insanlara en faydalı olanlardır. Allah’ın en sevdiği amel ise, insanları mutlu etmektir.” (Tirmizi)
Detaylı Açıklama
Eşinizin namaz kılmaması ve ev içi iletişimde yaşanan zorluklar, aile huzurunu olumsuz etkiler. Ancak İslam’da ailede yumuşaklık, sabır ve güzel muamele önceliklidir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır. Ve en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.” (Tirmizi)
Bu nedenle eşinize karşı sertlikten kaçınmalı, onu kırmadan, yumuşak bir dille namazın önemi ve aile içindeki sorumlulukları hatırlatmalısınız. Umre gibi manevi ortamlar eşlerin kalplerini yumuşatabilir, ancak bu etki kalıcı olmayabilir. Sabırla, dua ile ve güzel örnek olarak eşinizi teşvik etmek en doğrusudur.
Ayrıca, aile büyüklerinin desteği önemli olmakla birlikte, onların müdahalesi bazen gerginliği artırabilir. Bu yüzden aile içi iletişimde dengeyi korumak gerekir. Çocuklarınızın sağlıklı bir ortamda yetişmesi için eşinizle birlikte ortak hedefler belirleyip, sevgi ve saygı çerçevesinde çözüm yolları aramalısınız.
İslam’da boşanma son çare olarak düşünülür. Peygamberimiz (sav) “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” buyurmuştur (Buhari). Bu nedenle evliliğinizi kurtarmak için çaba göstermek, dua etmek ve mümkünse bir aile danışmanından destek almak faydalı olabilir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de eşlerin birbirine karşı sabırlı ve şefkatli olmalarını vurgular. Şafii ve Malikî mezheplerinde de namazın farz oluşu ve aile içi yumuşaklık önceliklidir. Bazı görüşlerde, eşin ibadete teşviki için daha sert uyarılar yapılabilir ancak genel olarak İslam alimleri ailede sevgi ve sabrı öne çıkarır.
Sonuç
Namaz kılmayan eşe karşı yumuşaklık ve sabırla yaklaşmak, güzel örnek olmak ve dua etmek en doğru yoldur. Aile huzurunu korumak için iletişim kanallarını açık tutup, zorlamadan sevgiyle rehberlik etmeye devam ediniz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.