Emanet Aldığım Araba Teslim Ettiğim Yerde Soyuldu Benim Sorumluluğum Nedir?

Sorunun Detayı

"Öncelikle selam ve saygıyla başlamak isterim size müsadenizle şu fetvayı sormak istiyorum: Ben Almanyada yaşıyorum. Arkadaşımın iş arabasını bir nakliye işim için aldım. İşimi bitirdikten sonra arkadaşımın arabasını aldığım yere ki aldığım yer eniştesinin evinin önüydü. Bunda bir ihtilaf yok zaten. Arkadaşımın evi biraz şehir dışıdır. Arkadaşım Türkiye de izindeydi. Hanımı arabayı aldığımız yere değilde kendi evlerinin önüne getirmemizi söyledi. Arabayı abim kullanıyordu onun hamile eşi sancım var dedi benim de ehliyetim olmadığı için işimiz bittiğinde arabayı aldığımız yere bıraktık. Arkadaş Türkiye den döndükten iki üç gün geçmesine rağmen arabayı almadı. Bize de getirin demedi. Üçüncü gün araba soyuldu arabada 1500 avro değerinde makina çalındı. Arabanın kapılarını kitlemiştik. Polis kapılarda zorlama olmadığını söylemiş. İslama göre yapılması gereken neyse benim açımdan öğrenmek istiyorum. Bu eşyayı tazmin etmeli miyim? İlginize teşekkür ederim."

Açıklama

Bu mesele, bir emanetin korunması ve zarar görmesi durumunda sorumluluğun kimde olduğuyla ilgilidir. Emanet, bir kimsenin malını başka birine koruması için teslim etmesidir ve İslam hukukunda emanetin korunması önemli bir sorumluluktur.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, emanetçi (emaneti alan kişi) malı korumakla yükümlüdür. Ancak emanetçi, malı teslim aldığı yerde muhafaza etmiş ve olağan dışı bir kusuru yoksa, malın zarar görmesinden sorumlu tutulmaz. Eğer emanetçi, malı teslim ettiği yerde bıraktıysa ve orada zarar gördüyse, genellikle tazmin yükümlülüğü olmaz. Ancak emanetçi kusurlu davranmışsa (örneğin, kilitli olmayan bir yere bırakmak gibi) tazmin gerekir.

Deliller

Kur'an'da emanetin korunması emredilmiştir:

"Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline vermenizi emreder..." (Nisa Suresi, 4:58)

Hz. Peygamber (sav) de emanetin korunması konusunda şöyle buyurmuştur:

"Emanete hıyanet eden bizden değildir." (Müslim, Emanet 1)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, sizin durumunuzda arabayı aldığınız yere bırakmanız ve kapıların kilitli olması, emanetin korunması açısından önemli bir noktadır. Polis raporunda kapılarda zorlama olmadığı belirtilmiş, bu da dışarıdan bir hırsızlık gibi görünmektedir. Siz arabayı teslim ettiğiniz yerde bıraktınız ve normal bir koruma sağladınız. Ayrıca, arabanın sahibi Türkiye'deydi ve arabayı alması için talepte bulunmadı. Bu durumda sizin doğrudan kusurunuzun olmadığı anlaşılır.

Hanefi fıkhında, emanetçi malı korumakla yükümlüdür ancak olağanüstü durumlarda ve kusursuzsa sorumlu tutulmaz. Burada da sizin kusurunuz olmadığı için tazmin yükümlülüğünüz bulunmamaktadır. Ancak, emanetçi olarak mümkün olan en iyi korumayı sağlamaya çalışmak gerekir. Örneğin, arabanın güvenli bir yerde bırakılması, kilitlerin kontrol edilmesi gibi.

Günümüz şartlarında, özellikle şehir dışı ve izinde olan mal sahibinin talimatlarına uymak önemlidir. Ancak sizin durumunuzda, arabanın teslim edildiği yer ve kilitli olması, sorumluluğunuzu azaltır.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde emanetçinin kusuru olmadıkça tazmin yükümlülüğü olmadığını belirtir. Şafii mezhebi de emanetçinin kusurunun bulunmadığı durumlarda sorumluluğu kaldırır. Malikî ve Hanbelî mezhepleri de emanetçinin ihmal etmediği sürece sorumlu olmadığını söyler.

Sonuç

Sonuç olarak, siz arabayı aldığınız yerde ve kilitli bıraktığınız için emanetin zarar görmesinden dolayı tazmin yükümlülüğünüz yoktur. Ancak emanetçi olarak mümkün olan en iyi korumayı sağlamaya devam etmek gerekir.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar