Sponsorlu

İslâm'da Engelli Hakları

🏘️ Sosyal Hayat Band 2

İslâm'da Engelli Hakları

İslâm dini, insanın yaratılışına ve onuruna büyük önem verir. Yüce Allah, insanı en güzel şekilde yaratmış ve ona sayısız nimet bahşetmiştir. Bu nimetlerden biri de sağlıklı bir bedene ve akla sahip olmaktır. Ancak bazı insanlar doğuştan veya sonradan engelli hale gelebilirler. İslâm, engelli bireylerin toplumdaki yerini, haklarını ve sorumluluklarını açık bir şekilde düzenlemiş, onlara karşı merhametli, şefkatli ve adil bir yaklaşım sergilemeyi emretmiştir. Bu makalede, İslâm’ın engelli haklarına dair hükümleri, ayet ve hadisler ışığında ele alınacak, mezheplerin görüşlerine yer verilecek ve günümüzdeki uygulamalar değerlendirilecektir.

Engellilik ve Temel Kavramlar

Engellilik, bireyin fiziksel, zihinsel, duyusal veya ruhsal açıdan belirli bir süre veya ömür boyu karşılaştığı sınırlılıklar sonucu toplumsal hayata tam ve etkin katılımının engellenmesi durumudur. İslâm literatüründe engelli bireyler için kullanılan terimler arasında a‘mâ (görme engelli), a‘rac (hareket engelli), esamm (işitme engelli) ve ma’tûh (zihinsel engelli) gibi kavramlar yer alır. Bu terimler, engelliliğin türünü ve derecesini ifade etmek için kullanılır.

İslâm’a göre engellilik, bir ceza veya eksiklik olarak görülmez. Aksine, engelli bireyler de diğer insanlar gibi Allah’ın (c.c.) kullarıdır ve onlara karşı özel bir sorumluluk vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de engellilik durumu, imtihan olarak nitelendirilir ve sabırla karşılanması gereken bir durum olarak sunulur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur:

"Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden eksiltme ile deneriz. Sabredenleri müjdele!" (Bakara 2/155)

Bu ayet, engelliliğin de bir imtihan olduğunu ve sabırla karşılanması gerektiğini vurgular. Aynı zamanda, engelli bireylerin toplum tarafından desteklenmesi ve korunması gerektiğine işaret eder.

İslâm’da Engelli Hakları: Ayetler ve Hadisler

İslâm, engelli bireylerin haklarını korumak ve onlara karşı adil davranmak için pek çok hüküm getirmiştir. Bu hükümler, Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinde açıkça yer alır.

1. Eşitlik ve Adalet İlkesi

İslâm, tüm insanların Allah katında eşit olduğunu ve hiç kimsenin diğerine üstünlüğünün olmadığını vurgular. Engelli bireyler de bu eşitlik ilkesinin bir parçasıdır. Yüce Allah şöyle buyurur:

"Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Hucurât 49/13)

Bu ayet, insanların ırk, renk, dil veya fiziksel durumlarına göre ayrımcılığa uğramaması gerektiğini açıkça ifade eder. Engelli bireyler de diğer insanlar gibi Allah’ın (c.c.) kullarıdır ve onlara karşı adil davranmak farzdır.

2. Yardımlaşma ve Dayanışma

İslâm, engelli bireylere yardım etmeyi ve onları desteklemeyi teşvik eder. Bu, hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluktur. Yüce Allah şöyle buyurur:

"İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın." (Mâide 5/2)

Hz. Peygamber (s.a.s.) de engelli bireylere yardım etmenin önemini vurgulamıştır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurur:

"Kim bir müminin dünya sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir." (Müslim, "Birr", 58)

Bu hadis, engelli bireylerin ihtiyaçlarının giderilmesinin, Allah katında büyük bir sevap olduğunu gösterir.

3. Engelli Bireylerin İbadetleri

İslâm, engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmelerini kolaylaştırmış ve onların durumlarına uygun hükümler getirmiştir. Örneğin, abdest alamayan veya namaz kılamayan engelli bireyler için teyemmüm gibi alternatifler sunulmuştur. Yüce Allah şöyle buyurur:

"Eğer hasta iseniz veya yolculukta bulunuyorsanız veya biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara dokunmuşsanız ve bu durumlarda su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelin ve onunla yüzlerinizi ve ellerinizi mesh edin." (Nisâ 4/43)

Hz. Peygamber (s.a.s.) de engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmelerini kolaylaştırmıştır. Örneğin, görme engelli bir sahabiye namazını nasıl kılacağını öğretmiş ve onun durumuna uygun bir yol göstermiştir. (Buhârî, "Salât", 30)

Engelli Haklarına Dair Hükümler ve Detaylar

İslâm, engelli bireylerin haklarını korumak için çeşitli hükümler getirmiştir. Bu hükümler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde uygulanır.

1. Eğitim Hakkı

Engelli bireylerin eğitim hakkı, İslâm’ın temel ilkelerinden biridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), engelli bireylerin eğitim almalarını teşvik etmiş ve onların topluma kazandırılmasını sağlamıştır. Örneğin, görme engelli sahabe Abdullah ibn Ümmü Mektûm, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) emriyle müezzinlik yapmış ve bu görevi başarıyla yerine getirmiştir. (Buhârî, "Ezân", 9)

Günümüzde de engelli bireylerin eğitim almaları, onların topluma entegre olmaları açısından büyük önem taşır. İslâm, engelli bireylerin eğitim haklarını korur ve onların yeteneklerine uygun eğitim almalarını teşvik eder.

2. Çalışma ve Ekonomik Haklar

Engelli bireylerin çalışma hakkı da İslâm tarafından korunur. Hz. Peygamber (s.a.s.), engelli bireylerin çalışarak geçimlerini sağlamalarını teşvik etmiştir. Örneğin, felçli bir sahabiye, Hz. Peygamber (s.a.s.) hurma ağaçlarını sulama işi vermiş ve onun bu işi yapmasını sağlamıştır. (Buhârî, "Zekât", 49)

İslâm, engelli bireylerin çalışma hayatına katılmalarını destekler ve onların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarını teşvik eder. Aynı zamanda, engelli bireylerin çalışma koşullarının onların durumlarına uygun olması gerektiğini vurgular.

3. Evlilik ve Aile Hayatı

Engelli bireylerin evlilik ve aile hayatı kurma hakları da İslâm tarafından korunur. Hz. Peygamber (s.a.s.), engelli bireylerin evlenmelerini teşvik etmiş ve onların aile hayatına katılmalarını sağlamıştır. Örneğin, görme engelli bir sahabinin evlenmesine izin vermiş ve onun evliliğini desteklemiştir. (Ebû Dâvûd, "Nikâh", 32)

İslâm, engelli bireylerin evlilik haklarını korur ve onların aile hayatına katılmalarını teşvik eder. Aynı zamanda, engelli bireylerin eş seçiminde dikkatli olmaları ve onların durumlarına uygun bir eş seçmeleri gerektiğini vurgular.

4. Sosyal ve Hukuki Haklar

Engelli bireylerin sosyal ve hukuki hakları da İslâm tarafından korunur. Örneğin, engelli bireylerin miras hakları, diğer bireylerle aynıdır ve onların mirastan mahrum bırakılmaları caiz değildir. Yüce Allah şöyle buyurur:

"Allah size, çocuklarınız hakkında erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder." (Nisâ 4/11)

Bu ayet, engelli bireylerin de miras haklarının olduğunu ve onların mirastan mahrum bırakılamayacağını gösterir. Aynı şekilde, engelli bireylerin şahitlik hakları da korunur. Ancak, engelliliğin türüne göre şahitliklerinin geçerliliği farklılık gösterebilir. Örneğin, görme engellilerin şahitliği, Hanefî mezhebine göre kabul edilirken, Şâfiî mezhebine göre bazı durumlarda kabul edilmeyebilir.

Mezhep Görüşleri

Engelli haklarına dair hükümler, mezhepler arasında bazı farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar, genellikle engelliliğin türüne ve derecesine göre değişir.

1. Hanefî Mezhebi

Hanefî mezhebine göre, engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmeleri kolaylaştırılmıştır. Örneğin, abdest alamayan engelli bireyler için teyemmüm yapmak caizdir. Aynı şekilde, namaz kılamayan engelli bireyler için oturarak veya işaretle namaz kılmak mümkündür. Hanefî mezhebi, engelli bireylerin şahitliklerinin de geçerli olduğunu kabul eder. Ancak, zihinsel engellilerin şahitliği geçerli değildir.

2. Şâfiî Mezhebi

Şâfiî mezhebine göre, engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmeleri de kolaylaştırılmıştır. Ancak, Şâfiî mezhebi, görme engellilerin şahitliğini bazı durumlarda kabul etmez. Örneğin, görme engellilerin şahitliği, malî konularda geçerli değildir. Aynı şekilde, zihinsel engellilerin şahitliği de geçerli değildir.

3. Mâlikî ve Hanbelî Mezhepleri

Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre, engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmeleri kolaylaştırılmıştır. Bu mezhepler, engelli bireylerin şahitliklerini de genellikle kabul ederler. Ancak, zihinsel engellilerin şahitliği geçerli değildir. Mâlikî mezhebine göre, görme engellilerin şahitliği malî konularda geçerli değildir.

Günümüzde İslâm’da Engelli Hakları

Günümüzde, İslâm dünyasında engelli haklarına dair çeşitli uygulamalar bulunmaktadır. Bu uygulamalar, genellikle devletler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülmektedir.

1. Devlet Politikaları

Birçok İslâm ülkesi, engelli bireylerin haklarını korumak için çeşitli yasalar ve politikalar geliştirmiştir. Örneğin, Türkiye’de engelli bireylerin eğitim, çalışma ve sosyal hakları yasalarla korunmaktadır. Engelli bireylerin istihdam edilmesi teşvik edilmekte ve onların topluma entegre olmaları sağlanmaktadır.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerde de engelli bireylerin haklarını korumak için çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu ülkelerde, engelli bireylerin eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sağlanmakta ve onların topluma kazandırılmaları teşvik edilmektedir.

2. Sivil Toplum Kuruluşları

İslâm dünyasında, engelli bireylerin haklarını korumak ve onların yaşam kalitesini artırmak için çeşitli sivil toplum kuruluşları faaliyet göstermektedir. Bu kuruluşlar, engelli bireylere eğitim, sağlık ve sosyal destek hizmetleri sunmaktadır. Örneğin, Türkiye’de Engelsiz Yaşam Vakfı, engelli bireylerin haklarını korumak ve onların topluma entegre olmalarını sağlamak için çalışmaktadır.

Mısır, Pakistan ve Endonezya gibi ülkelerde de engelli bireylerin haklarını korumak için çeşitli sivil toplum kuruluşları bulunmaktadır. Bu kuruluşlar, engelli bireylerin eğitim, sağlık ve istihdam haklarını savunmakta ve onların yaşam kalitesini artırmak için çalışmaktadır.

3. Dinî Kurumlar ve Camiiler

İslâm dünyasında, dinî kurumlar ve camiler de engelli bireylerin haklarını korumak için çeşitli faaliyetler yürütmektedir. Örneğin, Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı, engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmelerini kolaylaştırmak için çeşitli düzenlemeler yapmıştır. Camilerde engelli bireyler için özel bölümler ayrılmış ve onların ibadetlerini rahatça yerine getirmeleri sağlanmıştır.

Suudi Arabistan’da da engelli bireylerin hac ve umre ibadetlerini yerine getirmeleri için çeşitli kolaylıklar sağlanmıştır. Engelli bireyler için özel rampalar ve asansörler yapılmış ve onların ibadetlerini rahatça yerine getirmeleri sağlanmıştır.

Sonuç

İslâm dini, engelli bireylerin haklarını korumak ve onların topluma entegre olmalarını sağlamak için pek çok hüküm getirmiştir. Bu hükümler, Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinde açıkça yer alır. Engelli bireyler, İslâm’a göre diğer insanlar gibi Allah’ın (c.c.) kullarıdır ve onlara karşı merhametli, şefkatli ve adil bir yaklaşım sergilemek farzdır.

Engelli bireylerin eğitim, çalışma, evlilik ve sosyal hakları İslâm tarafından korunur. Aynı zamanda, engelli bireylerin ibadetlerini yerine getirmeleri kolaylaştırılmış ve onların durumlarına uygun hükümler getirilmiştir. Mezhepler arasında engelli haklarına dair bazı farklılıklar bulunsa da, genel olarak engelli bireylerin haklarının korunması ve onların topluma kazandırılması konusunda ortak bir anlayış vardır.

Günümüzde, İslâm dünyasında engelli haklarına dair çeşitli uygulamalar bulunmaktadır. Devletler, sivil toplum kuruluşları ve dinî kurumlar, engelli bireylerin haklarını korumak ve onların yaşam kalitesini artırmak için çeşitli faaliyetler yürütmektedir. Ancak, engelli bireylerin haklarının tam olarak korunması ve onların topluma entegre olmaları için daha fazla çaba sarf edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, İslâm’ın engelli haklarına dair hükümleri, merhamet, adalet ve eşitlik ilkelerine dayanır. Engelli bireylerin haklarının korunması ve onların topluma kazandırılması, tüm Müslümanların sorumluluğudur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde büyük bir sevap ve hayırdır.

Sponsorlu