Evliliğin Teşviki ve Fazileti
Mundarija
Evliliğin Teşviki ve Fazileti
İslâm, aile kurumunu toplumun temel taşı olarak görür ve evliliği hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem atfeder. Evlilik, insanın yaratılışındaki fıtrî ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra, neslin devamını sağlayan, ahlâkî ve psikolojik dengeyi koruyan bir müessesedir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde evliliğin teşvik edilmesi, onun dinî ve dünyevî hayattaki yerini açıkça ortaya koyar. Bu makalede, evliliğin İslâm’daki fazileti, teşvik edilme sebepleri, hükümleri ve günümüzdeki yansımaları ele alınacaktır.
Evliliğin Tanımı ve İslâm’daki Yeri
Evlilik, nikâh akdiyle kurulan, kadın ve erkeğin helâl yoldan bir araya gelerek aile yuvası oluşturduğu mukaddes bir bağdır. İslâm hukukunda nikâh, bir ibadet olarak değerlendirilir ve Allah’ın rızasına uygun şekilde yaşandığında sevap kazandırır. Evlilik, sadece cinsel ihtiyaçların meşrû yoldan karşılanması değil, aynı zamanda sevgi, merhamet, sorumluluk ve dayanışma duygularının pekiştiği bir ortamdır.
Kur’ân-ı Kerîm’de evlilik, Allah’ın insanlara bahşettiği bir nimet ve ayet olarak zikredilir:
"Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır." (Rûm 21)
Bu ayet, evliliğin sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda ruhsal ve duygusal bir tamamlayıcılık olduğunu vurgular. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de evliliği teşvik etmiş ve bekâr kalmayı hoş karşılamamıştır:
"Nikâh benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir." (Buhârî, "Nikâh", 1; Müslim, "Nikâh", 5)
Evliliğin Teşvik Edilme Sebepleri
İslâm’ın evliliği teşvik etmesinin başlıca sebepleri şunlardır:
- Fıtratın İkamesi: İnsanın yaratılışında var olan cinsel ihtiyaç ve neslin devamı, evlilikle meşrû bir zeminde karşılanır. Bekâr kalmak, bu ihtiyaçların gayrimeşrû yollara sapmasına zemin hazırlayabilir.
- Neslin Korunması: Evlilik, helâl yoldan çocuk sahibi olmayı sağlar ve neslin devamını garanti eder. Çocuklar, toplumun geleceği ve İslâm’ın yaşatılması açısından büyük önem taşır.
- Ahlâkın Korunması: Evlilik, zinadan ve gayrimeşrû ilişkilerden korunmanın en etkili yoludur. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), gençlere evlenmelerini tavsiye ederek şöyle buyurmuştur:
"Ey gençler topluluğu! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan daha çok korur, iffeti de daha iyi muhafaza eder." (Buhârî, "Nikâh", 3; Müslim, "Nikâh", 1)
- Sosyal Denge ve Huzur: Evlilik, bireyler arasında sevgi, saygı ve dayanışma duygularını güçlendirir. Aile yuvası, toplumun temel taşıdır ve sosyal düzenin korunmasında kritik rol oynar.
- İbadetlerin Kolaylaşması: Evlilik, kişinin sorumluluk duygusunu artırır ve ibadetlerini daha bilinçli bir şekilde yerine getirmesine vesile olur. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), evli kişinin ibadetlerinin daha makbul olduğunu belirtmiştir:
"İki rekât namaz kılan bekârdan, evli bir kişinin sevabı daha fazladır." (Beyhakî, "Sünen", 7/80)
Evliliğin Hükümleri ve Şartları
İslâm hukukunda evlilik, belirli şartlar ve rükünler çerçevesinde gerçekleşir. Hanefî mezhebine göre nikâhın rükünleri şunlardır:
- İcap ve Kabul: Tarafların veya vekillerinin nikâh akdini kabul ettiklerini açıkça beyan etmeleri gerekir. İcap, genellikle kız tarafının vekili veya velisi tarafından yapılırken, kabul erkek veya vekili tarafından gerçekleştirilir.
- Şahitler: Nikâh akdinin geçerli olması için en az iki erkek veya bir erkek ve iki kadın şahidin bulunması şarttır. Şahitler, akdin şartlarını ve tarafların rızalarını gözlemlemelidir.
- Mehr: Erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği malî değerdir. Mehr, kadının hakkı olup, nikâhın geçerliliği için şarttır. Kur’ân-ı Kerîm’de mehr konusu şöyle zikredilir:
"Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin. Eğer onlar gönül hoşluğuyla size bir kısmını bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin." (Nisâ 4)
- Velinin İzni: Hanefî mezhebine göre, bakire kızların evliliğinde velinin izni şart değildir, ancak tavsiye edilir. Diğer mezheplerde ise velinin izni şart koşulmuştur.
- Evlilik Engelinin Bulunmaması: Taraflar arasında kan bağı, süt bağı veya hısımlık gibi evlilik engelleri olmamalıdır. Ayrıca, kadın iddet bekliyorsa (boşanma veya eşin ölümü sonrası bekleme süresi) evlenemez.
Mezheplere Göre Evliliğin Hükümleri
Evliliğin şartları ve hükümleri konusunda mezhepler arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır:
- Hanefî Mezhebi: Nikâh akdinde velinin izni şart değildir, ancak tavsiye edilir. Şahitlerin bulunması zorunludur ve şahitlerin erkek olması tercih edilir. Mehr, nikâhın geçerliliği için şarttır.
- Şâfiî Mezhebi: Nikâh akdinde velinin izni şarttır. Şahitlerin erkek olması ve akdi duymaları gerekir. Mehr, nikâhın sıhhat şartlarından biridir.
- Mâlikî Mezhebi: Velinin izni şarttır ve şahitlerin akdi duymaları gerekir. Mehr, nikâhın geçerliliği için zorunludur.
- Hanbelî Mezhebi: Velinin izni şarttır ve şahitlerin erkek olması gerekir. Mehr, nikâhın sıhhat şartlarındandır.
Günümüzde Evliliğin Teşviki ve Karşılaşılan Zorluklar
Günümüzde evlilik, ekonomik, sosyal ve kültürel nedenlerle zorlaşmaktadır. Özellikle gençler arasında işsizlik, yüksek evlilik masrafları ve bireyselcilik eğilimleri, evliliği geciktirmekte veya engellemektedir. Ancak İslâm, bu zorluklara rağmen evliliği teşvik eder ve kolaylaştırıcı tedbirler önerir:
- Sade Nikâh Törenleri: Peygamber Efendimiz (s.a.s.), nikâhın sade ve gösterişten uzak bir şekilde yapılmasını tavsiye etmiştir. Günümüzde yüksek masraflı düğünler yerine, sade ve anlamlı törenler tercih edilmelidir.
- Devlet ve Sivil Toplum Desteği: Evlilik fonları, düşük faizli kredi imkânları ve gençlere yönelik eğitim programları, evliliği teşvik edici politikalardır. İslâm ülkelerinde bu tür destekler yaygınlaştırılmalıdır.
- Aile Danışmanlığı: Evlilik öncesi ve sonrası danışmanlık hizmetleri, çiftlerin sağlıklı bir aile yuvası kurmalarına yardımcı olur. Din görevlileri ve psikologlar, bu alanda önemli rol oynayabilir.
- Toplumsal Bilinçlenme: Evliliğin fazileti ve önemi konusunda toplumsal bilinç oluşturulmalıdır. Camilerde, okullarda ve medyada evliliğin teşvik edilmesi, gençlerin bu konuda motive olmasını sağlar.
Sonuç
Evlilik, İslâm’ın en çok teşvik ettiği ibadetlerden biridir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde evliliğin fazileti, hem bireysel hem de toplumsal faydaları vurgulanmıştır. Evlilik, fıtratın ikamesi, neslin korunması, ahlâkın muhafazası ve sosyal huzurun sağlanması açısından büyük önem taşır. Hanefî mezhebine göre evlilik, belirli şartlar ve rükünler çerçevesinde gerçekleşir ve diğer mezhepler de benzer hükümler benimser.
Günümüzde evliliğin önündeki engeller, ekonomik ve sosyal tedbirlerle aşılabilir. Sade nikâh törenleri, devlet desteği, aile danışmanlığı ve toplumsal bilinçlenme, evliliği teşvik etmenin yollarıdır. Müslümanlar, evliliği bir ibadet olarak görmeli ve bu mübarek müesseseyi yaşatmak için gayret göstermelidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in sünnetine uyarak, evliliği kolaylaştırmak ve aile yuvasını güçlendirmek, hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluktur.
Unutulmamalıdır ki, evlilik sadece iki kişinin bir araya gelmesi değil, Allah’ın rızası gözetilerek kurulan bir yuvadır. Bu bilinçle hareket eden çiftler, hem dünyada hem de ahirette huzur ve mutluluğa erişirler.