Hadis #714 - İbn Şümâse anlatıyor: Amr b. Âs (ra) ölüm döşeğinde iken biz de yanındaydık. O, uzun uzun ağladı ve yüzünü duvara çevird...
Arapça Metin
َالدّٖينَ فَلا ُصْ طَ فٰى لَكُ ما َللّٰها َّ�آ āإِبْرٰهٖيمُ بَنٖيهِ وَيَعْقُوبُ يَا بَنِيَّ āإِنَوَوَصّٰ ى بِه ُلْمَوْتا َتَمُوتُنَّ āإَلاَّ وَāأنْتُمْ مُسْ لِمُونَ * āأمْ كُنْتُمْ شُ هَدَāآءَ āإِذْ حَ ضَ رَ يَعْقُوب �آئِكَ āإِبْرٰهٖيمَ َ نَعْبُدُ āإِلٰهَكَ وَāإِلٰهَ āآباāإِذْ قَالَ لِبَنٖيهِ مَا تَعْبُدُونَ مَنْ بَعْدٖي قَالُو ًَ وَنَحْ نُ لَهُ مُسْ لِمُوناحِ داَوَāإِسْ مٰعٖيلَ وَāإِسْ حٰ قَ āإِلٰهًا و ِللّٰهُ عَلَيْها للّٰهِ صَ لَّىا ُللّٰهُ عَنْهُ قَالَ قَامَ رَسُ ولا َ عَنْ زَيْدِ بْنِ āأرْقَمَ رَضِ ي-715 للّٰهَ، وَāأثْنَى عَلَيْهِ، وَوَعَظَ وَذَكَّرَ ثُمَّ قَالَ : āأمَّاا َوَسَ لَّمَ فٖينَا خَ طٖ يباً، فَحَ مِد �أجٖ يبَ ، وَāأنَا َ�أْتِيَ رَسُ ولُ رَبّٖي فَلنَّاسُ āإِنَّمَا āأنَا بَشَ رٌ يُوشِكُ āأنْ يا بَعْدُ، āألاَ āأيُّهَا بِكِ تَابِ النُّورُ، فَخُ ذُواَلْهُدَى وا ِللّٰهِ، فٖيها ُتَارِكٌ فٖيكُ مْ ثَقَلَيْنِ: āأوَّلُهُمَا: كِتَاب للّٰهِ، وَرَغَّبَ فٖيهِ، ثُمَّ قَالَ : ا ِ بِهِ» فَحَ ثَّ عَلَى كِتَا باسْ تَمْسِ كُ واَللّٰهِ، وا .ٌهُ مُسْ لِماَللّٰهَ فٖي āأهْلِ بَيْتٖي» رَوا ُ«وَāأهْلُ بَيْتٖي، āأذَكِّرُكُم
Türkçe Tercüme
İbn Şümâse anlatıyor
İbn Şümâse anlatıyor: Amr b. Âs (ra) ölüm döşeğinde iken biz de yanındaydık. O, uzun uzun ağladı ve yüzünü duvara çevirdi. Oğlu da: –Babacığım, Resûlullah sana şu müjdeyi vermedi mi? Resûlullah sana bu müjdeyi vermedi mi? diyerek (onu teskin etmeye çalıştı). Bunun üzerine Amr b. Âs, oğluna dönerek: 140 –Âhiret için hazırlığımızın en iyisi, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in de O’nun elçisi olduğuna şehâdet etmektir. Ancak benim hayatımda üç devir vardır: Bir zamanlar Resûlullah’a , benden daha fazla kin besleyen yoktu. Öyle ki, bana göre, en çok istediğim şey, bir yolunu bulup onu öldürmekti. Eğer o vakit ölmüş olsaydım cehennemlik olacaktım. Allah, İslâm’ın sevgisini kalbime koyunca Peygamber’in yanına geldim ve: –Uzat elini, sana biat edeceğim, dedim. Elini uzattı, ben elimi geri çektim. Resûlullah : –Yâ Amr, ne yapıyorsun, dedi. –Şart koşmak istiyorum, dedim. –Neyi şart koşacaksın, diye sordu. –Bağışlanmamı, dedim. Resûlullah : –İslâmiyet’i kabul etmenin, kendisinden evvelki günahları, hicret ve haccın da kendilerinden evvelki günahları giderdiğini bilmiyor musun, dedi. Bundan sonra benim için, Resûlullah’tan daha sevgili ve daha değerli kimse olmadı. Ona duyduğum saygı nedeniyle gözümü dikip ona doya doya bakamazdım. Onu tavsif etmemi isteseler, doya doya ona bakamadığım için anlatamazdım. İşte bu hâl üzere ölmüş olsaydım, cennet ehlinden olmayı umabilirdim. Sonra bana bazı görevler verildi, bu görevlerim esnasında durumumun nasıl olduğunu bilmiyorum. Ben ölürsem ne ağıt yakanlar, ne de ateş taşıyanlar cenazeme katılsın. Beni defnederken, üzerime toprağı yavaş yavaş atın. Sonra bir devenin kesilip etinin dağıtılacağı kadar bir süre kabrimin yanında kalın ki sizinle yeni yerime alışayım. Rabbimin elçilerine nasıl cevap vereceğimi düşüneyim. 141 Yolcunun Vedalaşması İbrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: “Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün” dedi. Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshâk’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler ona boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada mı idiniz? (Bakara, 2/132-133) 142
Kaynak
M321 Müslim, Îmân, 192