Hadis #396 - Üsâme b. Zeyd (ra) anlatıyor: Resûlullah bizi Cüheyne kabilesinin (meskun olduğu) Huraka bölgesine göndermişti. Onları s...
Arapça Metin
ُ�أنَّ رَسُ ولَ اللّٰهِ صَ لَّى اللّٰه ،ُ وَعَنْ جُ نْدُبِ بْنِ عَبْدِ اللّٰهِ رَضِ يَ اللّٰهُ عَنْه-397 ،�أنَّهُمُ الْتَقَوْاَ�إِلَى قَوْمٍ مِنَ الْمُشْ رِكٖ ينَ ، و ًَ مِنَ الْمُسْ لِمٖيناعَلَيْهِ وَسَ لَّمَ بَعَثَ بَعْث �إِلَى رَجُ لٍ مِنَ الْمُسْ لِمٖينَ قَصَ دَ َ�أنْ يَقْصِ د َءا َ�إِذَا ش َنَ رَجُ لٌ مِنَ الْمُشْ رِكٖ ينا َفَك مَةُ بْنُ ا َ�أس ُ�أنَّه ُ نَتَحَ دَّثاَّ�أنَّ رَجُ لاً مِنَ الْمُسْ لِمٖينَ قَصَ دَ غَفْلَتَهُ، وَكُنَلَهُ فَقَتَلَهُ، و �إِلَى ُءَ الْبَشٖ يرا َ�إِلاَّ اللّٰهُ، فقَتَلَهُ، فَج َ�إِلٰه َلَ : لااَ رَفَعَ عَلَيْهِ السَّ يْفَ ، قاَّزَيْدٍ فَلم �أخْ بَرَهُ خَ بَرَ الرَّجُ لِ �أخْ بَرَهُ، حَ تّٰىَرَسُ ولِ اللّٰهِ صَ لَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَ لَّمَ، فَسَ LJألَهُ، و �أوْجَ عَ ِ رَسُ ولَ اللّٰهاَلَ : ياَلَ : «لِمَ قَتَلْتَهُ؟» فَقاَهُ فَسَ LJألَهُ، فَقاَكَيْفَ صَ نَعَ، فَدَع اَّ�إِنّٖي حَ مَلْتُ عَلَيْهِ، فَلَمَ وَسَ مَّى لَهُ نَفراً واً وَفُلاَناًفِي الْمُسْ لِمٖينَ ، وَقَتَلَ فُلاَن لَ رَسُ ولُ اللّٰهِ صَ لَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَ لَّمَ: اَ�إِلاَّ اللّٰهُ. ق َ�إِلٰه َلَ : لااَ�أى السَّ يْفَ قَر ءَتْ ا َ�إِذَا ج ،»ُ�إِلاَّ اللّٰه َ�إِلٰه َلَ : «فَكَ يْفَ تَصْ نَعُ بِــ«لااَلَ : نَعَمْ، قاَ�أقَتَلْتَهُ؟» ق« َ�إِلٰه َلَ : «وَكَيْفَ تَصْ نَعُ بِــ«لااَ رَسُ ولَ اللّٰهِ اسْ تَغْفِرْ لٖي. قاَلَ ياَمَةِ؟» قاَيَوْمَ الْقِي �أنْ يَقُولَ : «كَيْفَ مَةِ؟» فَجَ عَلَ لاَ يَزٖيدُ عَلَىاَءَتْ يَوْمَ القِيا َ�إِذَا ج »ُ�إِلاَّ اللّٰه .ٌمَةِ» رَوَاهُ مُسْ لِماَءَتْ يَوْمَ القِيا َ�إذَا ج »ُ�إِلاَّ اللّٰه َ�إِلٰه َتَصْ نَعُ بِــ«لا
Türkçe Tercüme
Üsâme b. Zeyd (ra)
Üsâme b. Zeyd (ra) anlatıyor: Resûlullah bizi Cüheyne kabilesinin (meskun olduğu) Huraka bölgesine göndermişti. Onları sabahleyin sularının başında bastırdık. Ensardan biri ile birlikte bir adamı yakaladık. Üzerine gidince: –Lâ ilâhe illâllâh (Allah’tan başka tanrı yoktur.), dedi. Bunun üzerine ensarî arkadaşım onu bıraktı; ben mızrağımı adama sapladım ve onu öldürdüm. Medine’ye geldiğimizde Peygamber durumdan haberdar oldu ve bana: –Yâ Üsâme, Lâ ilâhe illâllâh dediği hâlde sen o adamı öldürdün öyle mi? buyurdu. –Yâ Resûlallah, sırf hayatını kurtarmak için şehâdet getirdi, dedim. Onun üzerine: –O, Lâ ilâhe illâllâh dedikten sonra onu öldürdün öyle mi? buyurdu ve bu sözü (bir kaç kere) tekrarladı. Öyle ki ben “Keşke bu olaydan evvel Müslüman olmamış olsaydım.” diye içimden geçirdim. Müslim’in bir rivayetinde, Lâ ilâhe illâllâh dediği hâlde sen onu öldürdün mü, dedi. –Yâ Resûlallah, kelime-i tevhidi kılıç korkusundan söylemişti, dedim. Bunun üzerine: –Kalbini mi yardın, korkudan söyleyip söylemediğini ne biliyorsun, buyurdu. Ve bu sözü o kadar çok tekrarladı ki, (yaptığımın ağırlığı yüzünden daha önce değil de) o gün Müslüman olmuş olmayı istedim. 378
Kaynak
M277 Müslim, Îmân, 158