Günahlarında Nefsine Yenilmek

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm hocam. Benim sorum baya derin. Yaklaşık bir seneden beri belirsizlikler içerisindeyim. Günah işlerken küfre düşmekten çok korkuyorum. Küçük bir günahı bile işlemeden önce acaba işlesem mi işlemesem mi diye tereddüt edip sonra “boş ver ” demek geliyor içimden acaba bu küfür mü? "Kafaya takma " gibi sözler günahı önemsemediğimden değil sadece nefsime yenik düştüğüm için günah olduğunu kabulleniyorum ve hangi günah olursa olsun işlememeliyiz. Bu sözleri kalben kabullenmek veya dillen de söylemek aynımıdır yoksa bu zihin bulanıklığı mıdır? Bu konu her defasında karşıma çıkıyor ve takıntı oldu. Bir diğer sorum ise bir kişinin “Ben bu günahı işleyeceğim demesi veya haramlığını bile bile onu emretmesi dinden çıkarır mi?” Mesela bir babanın olguna sen benim için yalan yere şahitlik yapacaksın dese oğlu da ona haramdır dese babası da onu bunu bilmem yapacaksın dese? Bu babanın durumu nedir? Hocam şimdiden teşekkürler."

Açıklama

Değerli Müslüman, nefsin günah işleme konusunda tereddüt yaşaması ve günah korkusu, insanın iman ve takva halinin bir parçasıdır. Bu tür düşünceler bazen kalp ve zihin karışıklığına yol açabilir. Ayrıca, günah işleme niyeti ve başkalarını günaha teşvik etme konusu İslam hukukunda önemli bir meseledir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, küçük günahları işlemekten korkmak ve tereddüt etmek, kişinin imanının zayıfladığını göstermez; aksine takvaya işaret eder. "Kafaya takmak" veya "boş vermek" gibi sözlerin kalpten veya dilden söylenişi niyetle değerlendirilir. Günahı önemsememek ve alay etmek küfür veya dinden çıkma sebebi değildir. Ancak günahı bilerek ve isteyerek işlemek elbette sakıncalıdır. Bir kimsenin günahı işleme niyeti veya başkalarını günaha teşvik etmesi, dinden çıkma (küfür) anlamına gelmez; ancak bu büyük bir günah ve sorumluluktur.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Resûlüne inanırlar, sonra da hiçbir şüpheye düşmeden salih amellerde bulunurlar.” (Bakara, 2/285)

Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Müminin iman bakımından en mükemmel olanı, ahlakı en güzel olanıdır.” (Tirmizî, İman, 9)

Günah işlemekten korkmak ve tövbe etmek, müminin özelliğidir. Ancak günahı küçümsemek veya alay etmek farklıdır, bu ise kalp haline bağlıdır.

Detaylı Açıklama

Günah işleme konusunda tereddüt ve korku, insanın nefsinin ve kalbinin Allah’a karşı duyduğu sorumluluğun göstergesidir. Bu tür düşünceler, kişinin imanını zayıflatmaz, aksine güçlendirir. "Kafaya takmak" veya "boş ver" gibi ifadeler, kişinin ruh haline göre farklı anlamlar taşıyabilir. Eğer kişi bu sözleri, günahı küçümsemek veya önemsememek için değil de, nefsinin zayıflığı ve çaresizliği nedeniyle söylüyorsa, bu bir zihin bulanıklığıdır ve imanla bağdaşır. Bu durumda kişi, Allah’a yönelip tövbe etmeli, kalbini güçlendirmeye çalışmalıdır.

Bir kimsenin günah işleyeceğini söylemesi veya başkalarını günaha teşvik etmesi, dinden çıkma anlamına gelmez. Ancak bu davranışlar büyük günahlardır ve kişinin sorumluluğunu artırır. Özellikle aile içinde, bir babanın çocuğuna yalan yere şahitlik yapmasını emretmesi büyük bir hatadır ve haramdır. Böyle bir emre itaat etmek de caiz değildir. Çünkü İslam’da haram olan bir şeyi emretmek ve yapmak yasaktır.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, günah işleme korkusunun imanla bağdaşır olduğu kabul edilir. Ancak bazı alimler, günahı önemsememek veya alay etmek gibi hallerin kalpte ciddi bir hastalık olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini belirtirler. Günahı işlemekten korkmak ve tövbe etmek ise her mezhepte tavsiye edilir.

Sonuç

Değerli kardeşim, günah korkusu imanınızın bir göstergesidir; bu korkuyu kalbinizde taşıyın ve Allah’a yönelin. "Boş ver" gibi sözler bazen nefsin zayıflığıdır, bu durumda sabırlı olun ve tövbe ile kalbinizi temizleyin. Günah işleme niyeti veya başkalarını günaha teşvik etmek dinden çıkma sebebi değildir, ancak büyük günahtır ve sakıncalıdır. Haram olan bir şeyi emretmek ve yapmak İslam’da yasaktır, buna itaat edilmemelidir. Allah Teâlâ hepimize doğru yolu göstermeyi nasip etsin.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar