Sponsorlu

Çevremizdekilerin açıkça işledikleri günahlara karşı tepkimiz nasıl olmalıdır?

Sorunun Detayı

"Hocam ben üniversite okuyorum. Hâliyle kampüste her türlü günahın merkezindeyiz. Her ne kadar kendimizi korumaya çalışsak da maalesef arkadaşlarımız o günahın batağında. Kibar bir şekilde uyarıyorum ve yapılan şeyin kendisine zararlı olduğunu belirtiyorum. Tekrarını görürsem bu sefer dilim biraz daha sert oluyor ve kalbini kırmadan kötü yoldan çevirmeye çalışıyorum. Ne yaparsam yapayım günahta ısrar ediliyor. Ben kendimde büyük bir vebal hissediyorum. Yapabileceğim başka bir şey var mıdır?"

Açıklama

Çevremizdeki insanların işledikleri günahlara karşı nasıl davranmamız gerektiği, İslam ahlakı ve toplumsal sorumluluk açısından önemli bir meseledir. Bu konuda hem bireysel hem de toplumsal ölçekte hassasiyet gerekmektedir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, günah işleyen birini uyarmak ve kötü yoldan döndürmeye çalışmak farz-ı kifayedir; yani toplumdan bir veya birkaç kişi bu görevi yaparsa diğerlerinin sorumluluğu kalkar. Ancak bu uyarı, nezaket ve hikmetle yapılmalıdır. Zorlayıcı, kırıcı veya aşağılayıcı olmamak gerekir. Kişi kendi sınırlarını zorlamadan, elinden geleni yaptıktan sonra Allah’a tevekkül etmelidir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de bu konuda şöyle buyrulmuştur:

"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden koruyun." (Tahrim, 66/6)

Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur:

"Mümin, müminin aynasıdır." (Müslim)

Bu hadis, birbirimizi uyarmamız gerektiğini ifade eder.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, üniversite gibi sosyal ortamlar, farklı düşünce ve davranışların bulunduğu yerlerdir. Burada günah işleyen arkadaşlarınızı uyarmak güzel bir davranıştır. Ancak uyarınızın amacı onları küçük düşürmek değil, iyiliğe davet etmek olmalıdır. İlk etapta nazik ve anlayışlı olmak, karşı tarafın kalbini kırmamak önemlidir. Eğer bu şekilde sonuç alınamıyorsa, daha kararlı ancak yine saygılı bir üslup tercih edilmelidir.

Unutmayınız ki, herkesin hidayeti Allah’tandır. Siz sadece vasıta olursunuz. Bu yüzden üzerinizdeki vebali taşımanız gerekmez. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." (Buhari)

Bu, davetin usulüyle ilgilidir. Siz elinizden geleni yapıyorsunuz, gerisi Allah’a aittir. Kendinizi suçlamak yerine, sabır ve dua ile destek olunuz.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde uyarıyı önemser. Şafii ve Malikî mezheplerinde de günah işleyeni uyarmak vacip kabul edilir. Ancak üslubun yumuşak olması, kişinin kalbine zarar vermemesi ortak görüştür.

Sonuç

Arkadaşlarınızı kibar ve hikmetli şekilde uyarmaya devam edin, ancak üzerinizdeki yükü Allah’a bırakın. Sabır ve dua ile destek olun, zorlamayın. Böylece hem kendi sorumluluğunuzu yerine getirmiş olursunuz hem de kalpler kırılmamış olur.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar

Sponsorlu