Beni zamanında terk eden hasta eşime böbreğimi vermek doğru mu?
Sorunun Detayı
"Hocam ben görücü usulüyle, aynı zamanda severek evlendiğim biriyle hayatımı birleştirdim. Ancak evliliğimizin üçüncü ayında kötü bir şekilde terk edildim. Bir süre sonra pişman oldu, geri döndü. Bu süreçte böbrek yetmezliği hastalığına yakalandı ve şu anda diyaliz tedavisi görüyor. Benimle tekrar barışmak istiyor ve niyeti oldukça ciddi.
Kendisini hâlâ seviyorum ve hastalığı beni çok derinden etkiliyor. İyileşmesi için böbreğimi vermek istediğimi söyledim çünkü hayati tehlikesi var. Fakat içimde büyük bir karmaşa yaşıyorum:
Ameliyat başarısız olursa ben tek böbrekle kalmış olacağım.
Diyalize bağlıyken çalışıp ailesine bakması zor olacak.
Bazen böbreğimi vermek istemiyorum, korkuyorum.
Ona söz verdiğim için şimdi nasıl vazgeçerim bilemiyorum.
Ayrılmak istediğim anlar da oluyor ama söyleyemiyorum çünkü ben bile tam olarak ne istediğimi bilmiyorum.
Zamanında beni terk eden birine böbreğimi vermek düşüncesi içimi acıtıyor.
Hasta olmasaydı barışmakta hiç tereddüt etmezdim ama bu hastalık geleceğe dair kaygılarımı artırıyor. Onu böyle bir durumda yalnız bırakmak istemiyorum, destek oluyorum. Ama içimdeki bu gelgitler beni çok yoruyor. Ne yapacağımı, nasıl bir yol izlemem gerektiğini bilmiyorum. Lütfen bana bir ışık tutar mısınız?"
Açıklama
Değerli Müslüman, eşinize böbrek vermek gibi önemli ve hassas bir konuda hem duygusal hem de dini açıdan değerlendirme yapmak gerekmektedir. Bu tür organ bağışı kararları, kişinin kendi sağlığı, karşı tarafın durumu ve İslam hukukunun hükümleri dikkate alınarak verilmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, sağlıklı bir kimsenin, kendi rızasıyla ve zarar görmeyecek şekilde organını başkasına vermesi caizdir. Ancak bu, kişinin kendi sağlığını tehlikeye atmadan yapılmalıdır. Zorlayıcı veya zarar verici durumlarda organ bağışı uygun görülmez.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de insan hayatının korunması öncelikli bir değerdir:
"Kim bir cana kıymışsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur." (Maide, 5:32)
Bu ayet, hayatın kutsallığını ve zarar vermemenin önemini vurgular. Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Müminin mümine karşı olan hakkı, onun için hayır dilemesidir." (Müslim)
Bu hadis, iyilik ve yardım etmenin önemini gösterir ancak kişinin kendisini tehlikeye atmaması gerektiği de alimlerin ortak görüşüdür.
Detaylı Açıklama
Böbrek bağışı gibi ciddi bir ameliyat, verici için sağlık riski taşır. Hanefi fıkhına göre, kişinin kendi sağlığını tehlikeye atmaması esastır. Eğer ameliyat sonrası tek böbrekle yaşamaya devam edecek ve bu durum hayat kalitenizi veya sağlığınızı olumsuz etkileyebilecekse, bu bağış zorunlu değildir ve yapılmaması daha uygundur.
Diğer yandan, eşinizin hastalığı ve sizin ona karşı sevginiz, yardım etme arzunuzu güçlendirmektedir. Ancak İslam, zorlama ve kendini tehlikeye atmayı emretmez. Duygusal karmaşanız ve geçmişte yaşananlar da dikkate alınmalıdır. Eşinizin size karşı tutumu ve ilişkinizin sağlıklı bir zemine oturması, bağış kararınızı etkileyebilir.
Bu süreçte, tıbbi olarak ameliyat risklerini ve sonrasındaki yaşam koşullarını uzman doktorlarla detaylı görüşmeniz önemlidir. Ayrıca psikolojik destek almanız, kararınızı daha sağlıklı vermenize yardımcı olabilir.
Diğer Görüşler
Şafii ve Maliki mezheplerinde de benzer şekilde, organ bağışı kişinin rızası ve zarar görmemesi şartıyla caiz görülür. Hanbeli mezhebinde ise daha temkinli yaklaşılır; kişinin sağlığını tehlikeye atması uygun görülmez. Dolayısıyla mezhepler arasında temel prensipte bir ihtilaf yoktur, ancak uygulamada dikkat ve ölçülü davranılması vurgulanır.
Sonuç
Sonuç olarak, böbreğinizi vermek sizin rızanıza bağlıdır ve İslam'da zorunlu değildir. Sağlığınızı tehlikeye atmadan, tıbbi ve psikolojik destek alarak, duygusal durumunuzu da göz önünde bulundurarak karar vermeniz en doğrusudur. Kendinizi zorlamadan, kolaylaştıran bir yol izleyiniz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.