Babanın kızını çalışmaya zorlaması, evlilik ve mahremsiz yolculuk hk.
Sorunun Detayı
"Hocam ben yirmi üç yaşında bir hanım kızınızım. Matematik öğretmenliği okuyup bitirmiş, ailesi kızları namına memuriyet dairesinde bir hayat hayal eden lakin bense dinini öğrendikçe bu hayalden uzaklaşan ve istemeyen kızlarıyım elhamdülillah. Şimdilerde devlet memuru atamalarını tasarrufa dâhil ettikleri halde bile babam öğretmen atamasında bir kişi dahi alacak olsalar o da ben olacakmışım gibi çalışmamı istiyor. Ben istemiyorum. Yapımda biraz itaate meyilli olmak var biraz da cesaretimde eksiklik sanırım. Ondan dolayı fazlaca bir şey diyemiyorum büyüklerime. Dile getirdiğimde de tepki göstermişlerdi. Ben de kendi çapımda arada bir dile getirişlerim hariç fazla açıklama yapmama kararı aldım.Zihnimde bazı mevzular kargaşa halinde ve size danışmak istiyorum biiznillah:a) Anne ve babam memurluğa o kadar çok baş koymuşlar ki kendilerinin dahi bunu böylesine fark ettiklerini zannetmiyorum. Aslında maddi açıdan bir zorluk çekmiyoruz elhamdülillah ama benim arkamdan epey çaba sarf etmişler. Bir yandan evlilik fikri bir yandan onlara karşı maddî açıdan mesuliyetliymişim hissiyatı var. Bir kız evladı bunu böylesine düşünmeli midir hocam? Fabrika veya atölye tarzı çalışma yerleri var. Lakin kimisi kadın erkek karışık kimisi tesettürü ihlal etme riski taşıyan önlük giyme mecburiyeti var. Mesuliyetli hissetsem dahi çalışmayı istemiyorum. Evde olmayı daha çok istiyorum. Şimdi ben ne yapayım, Allah’ın rızası nerede ve hangisinde?b) Çevremdeki dinine düşkün arkadaşlarımın pek çoğu oy kullanmayı reddeden kardeşler. Bu kardeşlerden birine evlilik görüşmesi niyetimin olduğunu söyledim ama o dedi ki “buradaki abiler (biraz daha doğu tarafındalar) oy kullanan kimseyi istemezler” dedi. Bense arkadaşıma biraz kırıldım ve bu husustaki incelikleri (en azından bunun bir içtihat olduğunu) bilmediklerini düşündüm. Sizin bu meseledeki açıklamalarınızı dinledim. Bir de Allah ona rahmetler eylesin Kadir Mısıroğlu da fikirlerimin şekillenmesine vesile olanlardan biridir. Oy kullanma hakkında kullanılmasına ilişkin beyanı var. Bu beyanda kalbim mutmain gibi. Lakin arkadaşlarım ise aksini söyleyince (partilerin tağut oluşu vs.) ve ayrıca evlilik görüşmesi ile alakalı olduğundan size danışmak istedim. Bana ne nasihat edersiniz? Ben evleneyim diye bu görüşten vaz mı geçeyim yoksa oy kullanmalı görüşünde kalıp başka taliplerimi mi bekleyeyim? Bilmiyorum tevekkülümün eksikliğinden midir başka bir şeyden midir ama bahsettiğim o doğu tarafındaki kardeşler din hususunda gerçekten güzel işler yapıyorlar. Acaba din hakkında bazı hususlarda yanılıyorlar mı? Buna misal vereyim, dinine düşkün bir hocaya karşı bir söylenti veya başka bir şey duyunca onu adeta dinden çıkmışçasına itham etme riski taşıyorlar. Benim de ilmim yetersiz ama “ben Müslümanım” diyen birisine bir mevzudaki söyleminden dolayı kolay bir şekilde onun dinden çıkmış olabileceğini söylemeye çalışmak veya bu fikirde olmak bu denli kolay olmamalı düşüncesindeyim. Çok tereddütteyim. Eğer doğu tarafından biriyle evlenirsem din hakkında bazı incelikleri göz ardı edebilir telaşı var. Diğer türlü de çevremde dine ehemmiyet gösteren başkaları yok. Hocam bana kızmayın lütfen Müslümanları batı tarafı doğu tarafı diye ayırt ettin sen kızım diye. Gayem bu değil, gerçekten ne yapmam lazım olduğunu bilemedim. Allah’ın rızası nerede? Ne yapmalıyım?c) Hocam benim kız kardeşim memurluk yapıyor. Ve atandığı yer doksan km'den fazla bir yer. O orada tek kalıyor, yanına yoldaş olarak gitmeli miyim? Mahremsiz olma meselesi dolayısıyla tek başına da kalıyor olmasına rağmen gitmemeli miyim? Dinimiz buna ne der?"
Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, soruların aile içi sorumluluklar, çalışma hayatı, evlilik ve mahremsiz yolculuk gibi önemli İslami meseleleri kapsamaktadır. Bu konularda hem Kur'an ve hadis hem de Hanefi mezhebi fıkhı ışığında açıklamalar yapacağım.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, kız evladın çalışmaya zorlanması caiz değildir; çalışmak kişinin kendi isteğine bağlıdır. Aileye karşı saygı ve itaat önemli olmakla birlikte, dinin emrettiği sınırlar içinde kalmalıdır. Evlilikte ise dini hassasiyetler göz önünde bulundurulmalı, ancak aşırı katı tutumlar ve ifratlar da sakıncalıdır. Mahremsiz yolculuk ise genel olarak mekruh ve mümkünse terk edilmelidir, ancak zaruret durumunda dikkatli olunmalıdır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah, anne-babaya iyilik etmeyi emreder, ancak bu itaatin Allah'a isyanı gerektirmemesi şarttır:
"Allah'a ve Resûlüne itaat edin; sonra da (işte) aranızda olanlardan kim isyan ederse, bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir." (Nisa, 4/59)
Çalışma ve sorumluluk konusunda Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
"Hiçbiriniz kendisi için sevdiği şeyi kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olmaz." (Buhari, İman, 7)
Mahremsiz yolculukla ilgili hadisler ise dikkatli olunmasını öğütler:
"Bir kadın, mahremi olmadan üç günden fazla yolculuk yapmasın." (Müslim, Hac, 140)
Detaylı Açıklama
a) Çalışma ve aile baskısı: Hanefi mezhebine göre, kız evladın çalışması kendi rızasına bağlıdır. Ailenin iyi niyetle yaptığı baskı, zorlayıcı hale gelirse bu uygun değildir. Kur'an'da anne-babaya iyilik vurgulanır, ancak kişinin kendi dini ve vicdani tercihleri önceliklidir. Maddi zorluk yoksa ve sen evde kalmayı tercih ediyorsan, bu tercihine saygı gösterilmelidir. Tesettür ve çalışma ortamı hususunda da dikkatli olmak gerekir; tesettürün korunması farzdır. Çalışma ortamı uygun değilse, çalışmamak daha iyidir. Allah rızası, kişinin samimiyetle yaptığı ibadet ve hayat tarzında gizlidir.
b) Oy kullanma ve evlilik: Oy kullanma meselesi İslam alimleri arasında farklı görüşlere sahiptir. Hanefi mezhebine göre, oy kullanmak caizdir ve hatta toplum düzeni için faydalı olabilir. Ancak bazı kardeşlerimiz siyasi yapıları ve partileri tağut olarak gördükleri için oy kullanmayı reddederler. Bu bir içtihattır ve farklı görüşler saygı ile karşılanmalıdır. Evlilikte ise eşin dini hassasiyetleri önemlidir; ancak aşırı katı ve sert tutumlar, aile huzurunu zedeleyebilir. Din konusunda farklı görüşler olabilir, önemli olan ortak iman ve saygıdır. Kardeşim, tevazu ile ilmî araştırmalar yapmaya devam et ve kalbini Allah'a teslim et.
c) Mahremsiz yolculuk: Hanefi mezhebine göre, kadınların mahremsiz uzun yolculuk yapmaları mekruh ve sakıncalıdır. Ancak zorunlu durumlarda tedbir alınarak yolculuk yapılabilir. Kız kardeşinizin tek başına kalması güvenlik ve dini açıdan risk taşıyorsa, yanında mahrem birinin olması daha uygundur. Mahrem olmayan biriyle yolculuk etmekten kaçınılmalıdır. Modern ulaşım ve iletişim imkanları göz önünde bulundurularak tedbirli davranmak esastır.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer hükümler vardır; ancak bazı mezhepler mahremsiz yolculukta daha katı olabilir. Oy kullanma konusunda ise farklı alimler farklı değerlendirmeler yapmıştır. Bu konuda kişisel vicdan ve toplumsal şartlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç
Kardeşim, Allah rızası samimiyetle yapılan ibadet ve güzel ahlakta gizlidir. Çalışma konusunda zorlanmamalısın, evde kalmak da helaldir. Evlilikte dini hassasiyet önemli ama aşırı katılık aile huzurunu bozabilir. Mahremsiz yolculukta tedbirli ol ve mümkünse mahrem ile seyahat et. Allah kolaylık versin, kalbini ferah tut.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.